Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Biraz Da Niyet Okuyabilsek!

, kategorisinde, 16 Ağu 2012 - 17:36 tarihinde yayınlandı

Dünya kurulduğundan bu güne insan yaşamına baktığımızda belki mağara yaşamından en modern villalara veya düşmana karşı kullanılan oklardan bu gün en mükemmel füzelere veya ne bileyim at sırtından en büyük uçaklara kadar geçirmekte olduğumuz çok büyük değişimleri yaşıyor olsak da bugün yaşamımızda değişmeyen tavırlarımız da çok var..
Örneğin kızgınlıklar, övgüler, iyilikler, ön yargılarlar, kavga ve barış gibi binlerce yıl öncesinde var olan insanı ilişkilerin bu günde geçerli olduğunu ve insanoğlunun toplumsal yaşama devam ettiği sürece bu tarz ilişkilerin devam edeceği de başka bir gerçek.
Değişmesi zor görünen kavramlardan özellikle inançlar ve algılamalardaki değişimin gerçekten çok zor olduğunu ve bu yüzden de insani ilişkilerimizde bu manada epey sıkıntılar yaşadığımızı da iyi biliyoruz.
Özellikle güncel yaşamımıza baktığımızda başta siyaset olmak üzere inançlar üstüne, futbol adına, sosyal yaşamda gördüğümüz eksiklerle ilgili olarak bu günlerde inanılmaz bir tartışma içindeyiz. Sanki birileri tarafından tartışma yapmak için adeta programlandığımızı düşünüyorum artık. Maalesef konusu hiç fark etmiyor artık, nerede ve kiminle oturup konuşsak, iki lafın sonunda iş gene geliyor tartışmalara, inatlaşmalara.
İşin ilginç tarafı yıllardır düşünce yapılarını bildiğimiz dost ve arkadaşlarımızla da aynı tartışmaları yapıyoruz. Aslında nasıl ki kendimizin değişmeyeceğine inanıyorsak karşımızda bulunan arkadaşlarımızın, dostumuzun da değişemeyeceğini neden kabul edemiyoruz acaba? Dahası, eğer amacımız, bu tartışmaları sürdürüp dostluk ve arkadaşlılarımızın zarar görmesi için ise bilemem ama son yıllarda karşılaştığımız durumlar maalesef bu ve benzeri fotoğraflar nedeniyle toplum olarak büyük yaralar aldığımız yönünde.
Baktığımız zaman işin bir ucunda demokrasi anlayışlarımızdaki eksiklikler var olduğu kabul gören bir anlayış olsa da ben daha çok tanıdık ve bildiklerimizde olsa neden hep ısrarcı ve dayatmacı oluyoruz diye sormak istiyorum.
Ama bunun çözümü içinde çalışmalar yapılmakta. Mutlu ve huzurlu bir yaşam için binlerce yıldır mücadele edildiğini, bu konularda geçmişte olduğu gibi bugünde hala binlerce kitap, makale ve yazılar yazıldığını, konferanslar düzenlendiğini ve konuşmalar yapılmakta olduğunu da iyi biliyoruz.
Amacın geçmişten alınan derslere bağlı kalarak ortaya konulan bilimsel açıklamalarla kişilerin toplum içinde kendisini yönetebilme sanatı olarak düşünüyorum. ben bu kavram çalışmalarını.
Örneğin bugün başta siyaset olmak üzere spor ve diğer onlarca sosyal olayda sık sık karşılaştığımız ve zaman zaman zorunlu olarak katıldığımız tartışmalarda düşünce ve ifade arasındaki fark üzerine yani NİYET OKUMA adına ne kadar kafa yorabiliyoruz acaba diye çok düşünmüşümdür.
Demem o ki, karşımızdakinin niyeti kavga etmekse eğer tartışmaları sürdürmek ne kadar doğru olabilir ki? Hani, toplum olarak çok sık kullandığımız, senin niyetin kötü arkadaşım dediğimiz durumdan söz ediyorum ben.
Özellikle siyaseten çok zararını gördüğümüzü düşündüğüm küçük yerleşim yerlerinde niyet okuma alışkanlığı daha bir önemli görülmeli bizim ülkemizde. Nasıl bir konu olursa olsun, bugün eğer niyetini iyi anlamışsak gerisinin hiç anlamı kalmaz diyorum. Hani deriz ya, ne konuşursak konuşalım, anlaşamayız işte bu sonuç aslında bir niyet okumadır. Bir öngörüdür. Dolayısıyla böyle sonuçlardan sonra dostluk ve arkadaşlıklarımızın bozulmaması için zaman zaman frenlerimizi kullanarak oluşabilecek kara bulutların dağılmasını sağlamalıyız.
Sonuç olarak niyetini bildiğimiz veya tahmin ettiğimiz kişilerle tartışmalar yapılamayacağı hususuna mutlaka düşünmeliyiz. Bu bizi en başta yeni kırgınlıların oluşmasından uzaklaştırabilir.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz