Banvit yarı final için sahada

Banvit yarı final için sahada

Çok yiyenler acil’lik oluyor

Çok yiyenler acil’lik oluyor

CHP milletvekili adaylarını tanıttı

CHP milletvekili adaylarını tanıttı

Ruhsatsız silah operasyonu

Ruhsatsız silah operasyonu

ORUÇ İBADETİ

ORUÇ İBADETİ

BİR SÜSLÜMAN’DAN İNCİLER
">
    BİR SÜSLÜMAN’DAN İNCİLER

    “BİR İLAHİYATÇI PROFESÖR ANLATIYOR” Bir gün Mekke’den bir başka kasabaya gitmek için üç arkadaş yaya olarak yola çıkarlar, bir vakitten sonra yağmur yağmaya başlar, bu üç arkadaş yürümekte oldukları bir dağın eteklerinden biraz yukarıda gördükleri bir mağaraya yağmurdan korunmak için girerler. (Suudi Arabistan çöllerinde nasıl bir yağmursa o) Giderek hızını arttıran yağmurun şiddetiyle dağın tepesinden […]

    “BİR İLAHİYATÇI PROFESÖR ANLATIYOR”
    Bir gün Mekke’den bir başka kasabaya gitmek için üç arkadaş yaya olarak yola çıkarlar, bir vakitten sonra yağmur yağmaya başlar, bu üç arkadaş yürümekte oldukları bir dağın eteklerinden biraz yukarıda gördükleri bir mağaraya yağmurdan korunmak için girerler.
    (Suudi Arabistan çöllerinde nasıl bir yağmursa o) Giderek hızını arttıran yağmurun şiddetiyle dağın tepesinden kocaman bir kaya bloğu kopup aşağılarda bulunan mağaranın girişine gelir ve girişi tamamen kapatır, bizimkiler üçü birden kayaya yüklenirler ama bir milim bile oynatamazlar yerinden ve mağaranın içinde mahsur kalırlar.
    Ne yapsınlar, Çaresiz çare aramaya başlarlar! Biri bir fikir atar ortaya, şimdi her birimiz hayatımızda nefsimize hoş gelen ama ALLAH(cc) için vaz geçtiğimiz hallerimizi anlatıp, Allah’tan kurtuluş isteyelim der ve bu fikir kabul görür. (sözüm ona, haşa, Allah’ı kandıracaklar)
    İçlerinden birisi başlar anlatmaya: “Benim evimin yakınında, akrabam olan iki çocuklu genç bir kadının kocası hastalıktan öldü, çocukları küçük olduğundan kadın çalışamaz durumda (sanki o dönemde çalışılacak Fabrika, veya benzeri iş yerleri varmış gibi) Açlık, yokluk kapılarına gelip dayanmış çaresizler.
    Benim varlıklı olduğumu bilen kadın gelip benden yardım istedi, Ben de kadına cevaben, sana yardım ederim amma benimle beraber olmayı kabul edersen dedim, Ancak kadın bu teklifimi kabul etmedi ve ağlayarak yanımdan ayrıldı.
    Lakin kadın açlıkla baş edemezken, bir kaç gün sonra çocukları da hastalanmış, çaresiz yine bana geldi, ne olur bize yardım et çocuklarım ölecek diye ağlıyor yalvarıyordu, ben yine aynı teklifte bulundum, kadın çaresiz, olur ama hiç kimsenin göremeyeceği bir yer olsun dedi ve ben büyük bir sevinçle hemen camı penceresi olmayan bir yer hazırlattım ve kadını çağırdım işte burada bizi hiç kimse göremez dediğimde kadın bana, Allah ta göremez mi deyince ben bu işten Allah (cc) için vazgeçtim dedi ve Mağaranın girişindeki o kocaman kaya şu kadar (ellerini 20 santim kadar açarak) açıldı diyor.
    Diğerleri de benzeri saçmalıktaki serüvenlerini anlattıklarında kaya her itirafta bir önceki kadar açılıyor ve bu sapıklar kurtuluyorlar.
    Pek iyi, pek güzel de, bu kadın çaresiz kıvranırken, kocasının akrabasından bir lokma yardım talep ederken bu tür ahlaksız bir teklif karşısında yıkılır ve göz yaşlarına boğulurken, Haşa Allah görmüyor, duymuyor muydu?. Yoksa o mağarada poposu sıkışıp kalan ahlaksızlar gibi dünyada yaptığınız her türlü rezaleti pisliği itiraf ederseniz kurtulursunuz demek mi isteniyor.
    Değerli okurlar, inanılması zor olan bu hikayeyi milyonlarca insan gibi ben de Televizyon kanalında bir ramazan programında Ünlü(!) bir İlahiyatçı Profesörden dinledim. (Umarım o da yaptığı bu hatanın İnşallah farkındadır)
    Ancak Din’i İlim ve bilimleri tahsil edip kendilerini geliştirerek kariyer yapmış ve çeşitli din kurumlarında görev alanlar, yetkili olmalarına karşın, yönetimlere ters düşmemek adına suskun kalıyor da böylesi dinde olmayan, Din’e yakışmayan safsatalarla vakit doldurmaya ve dünyalığını yapmaya çalışıyorlarsa, yani hakikati bildiği halde söyleyemiyor ve dilsiz şeytanı oynuyorlarsa meydan elbette bir takım Din sömürücülerine kalacaktır.
    Hal böyleyken Din’i meseleleri KURAN’a sadık kalarak, Din bilginlerinden oluşan bir kuruldan geçirerek, Diyanet ve müftüler konuşmalı görüşümüz makul bulunmadığı gibi tenkitvari bir tavır sergilendi, Hocalara haksızlık yapılmamalı, bazı bilgili kişiler de konuşmalı, bilgisizler susmalıymış, Elbette öyle, “De ki, Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu”(zümer 9. Ayet), inananlardanız Elhamdülillah.
    Ancak, kiliselerde Günah çıkartan papazlar gibi, bu tür hikayeler anlatarak halkı uyutan bizim yobazlar mı konuşmalı?.
    Nal’ı şerif alan Peygamberimizi (sav) rüyasında görür, Yanmaz kefenle Cehennemde yürünür diyenler mi konuşmalı?.
    Kurtuluş savaşında Keşke Yunan galip gelseydi o zaman Tekkeler Zaviyeler kapanmazdı diyenler mi konuşmalı?.
    Ya da Yastık, Yorgan, Battaniye vs, mi konuşulsun?
    Yoksa 8 yaşında 12 yaşındaki kız çocukları evlenebilir mi konuşulsun, hangisi?.
    İşin ehli kimlerdir? Ya da Peygamberimizin(sav) davet ahlakından nasibi olmayanlar nasıl anlaşılır ve neresinden bilinir?.
    Galiba zaman zaman hepimiz haddi aşıyor günaha giriyoruz, ne dersiniz? Allah(cc) yardımcımız olsun, cümlemizi bağışlasın.

    Esen kalınız…

    Fikret ÇAĞIN.

    • Etiketler
    • Yorumla
    Üye Girişi
    • Kullanıcı Adınız
    • Şifreniz