Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Bir nefes ötemizdeki ölüm…

kategorisinde, 24 Nis 2013 - 21:44 tarihinde yayınlandı

köşesayimalkazak (WinCE)KENDİMİZE sevdiklerimize yakın etmediğimiz bir gerçek var…

ÖLÜM!

Ölümü tarif eden bir yazı yazmayı hep düşünmüşümdür…

İnsan üzerindeki etkilerini, yeniden dirilip-dirilmeyeceğimizi…

Araştırma yapmaya kalktım, ÖLÜM hakkında o kadar ansiklopedik bilgilere ulaştım ki, burada sadece bazılarına yer verebildim.

Spiritüalizim’de ölüm (öte alemcilik) diye de adlandırılır) Dezenkarnasyon (etten ayrılma) terimiyle de ifade edilir.

Ruh ile beden arasındaki ilişkinin kesin olarak kesilmesi şeklinde de tanımlanır…

Fakat buradaki ‘etten ayrılma’ ifadesi vücudun içinden çıkıp gitme anlamında değil, ruhun vücut üzerindeki hakimiyetini durdurması, vücudu etki altında bırakması anlamında kullanılır.

Madde dışı bir varlık olur ruh için, mekanla ilgili…

Ölümü, bir canlı varlığın hayati faaliyetlerinin kesin olarak sona ermesi olarak da tanımlarız…

Bunlar, ölümün ansiklopedik tanımları olsa da Şair Nevzat Yeroğlu;

Bir gün kapanacak mezar kapısı,

Orda dağılacak beden yapısı

Elinde olsa da dünya tapusu

Gaflet uykusundan uyan gözlerim!” diyor…

 

 

* * *

ALDIĞIMIZ ve verdiğimiz her nefeste hayatımızın yeniden iade edildiğini düşünüyor muyuz?

Bizim sessiz gemimizin kalkmasına uzun yıllar olduğunu düşünüp avunuyoruz…

Oysa ÖLÜM, bir nefes kadar yakınımızda…

Büyüklerimizin tarifi ile de ‘Şah damarımız kadar yakın!’

ÖLÜM aslında hayatın ikiz kardeşi, birbirinin rakibi veya zıddı değil!

Ünlü bir düşünürün dediği gibi, “Yaşam insana verilmemiş, kiralanmıştır.”

 

* * *

DOĞUM, anne karnındaki ölümümüz, dünyaya gözümüzü kapadığımızda da başka bir hayata doğuyoruz…

Bunu düşünebiliyor muyuz?

Kabir kapısını kapatmaya kimsenin gücü yetmiyor…

Çocuğa, annesini bir kuyuya atıp üzerine toprak doldurmayı izah edebilir misiniz?

Akranlarını birer birer kaybeden bizler, daha çok kendi seyahatimizin yaklaştığını aklımıza getirebiliyor muyuz?

Mezarlık şiirinde şöyle sesleniyor Yunus Emre;

Çürüyüp durur tenleri,

Hakka ulaşmış canları,

Görmez misin sen bunları?

Nöbet bize gelmiş yatar.”

 

Bir başka dörtlüğünde de şöyle diyor Yunus Emre;

Sela verile kastımıza,

Gider olduk dostumuza,

amaz için üstümüze,

uranlara selam olsun”

 

* * *

ÖLÜM herkesi eşitleyen gerçek; zengin-fakir, alim-cahil ayrımı yok!

İstisnasız hepimiz o kapıdan geçeceğiz…

Hiç ölmeyecekmiş yanılgısıyla tüketilen ömürler…

Musalla taşında sizi uğurlayan cemaate sorulmadan, öz benliğinize yöneltin bu suali ama cesurca…

Kendinizi nasıl bilirsiniz?”

 

* * *

Bütün dertlerin bittiği yere gideceğiz diye dertlenmek ne budalalık” (Montaigne)

Cenaze alaylarının sefahat ve gösterişi, ölülere saygıdan çok dirilerin benlik hırsı ile ilgilidir.” (La Rochefoue)

Ölümün bizi nereden beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim.” (Montaigne)

Çok sıkıldıysan hayattan,

Bir mezarlığa gir,

Ölüler iyi bilir

Yaşamak güzeldir.” (Necip Fazıl Kısakürek)

Bu dünyaya çıplak geldim çıplak gideceğim.” (Cervantes)

 

Saygıyla, sağlıkla, sevgiyle kalın…

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz