UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,70 / Satış: 3,71
€ EURO → Alış: 4,34 / Satış: 4,36

Bir fetö operasyonu ve düşündürdükleri…!

Bir fetö operasyonu ve düşündürdükleri…!
  • 04.10.2017

Bu hafta İlk HABER gazetesinin manşet haberi olan Bandırma MHP ilçe başkanı Yurttaş Bakkal’ın 2014 yerel seçimlerine yönelik beyanları kentin siyasi ve sosyal gündemini alt üst edecek mahiyette.

Neden ve niçin?
Güney Marmara’da ve Bandırma’da kamuoyunun iyi bildiği gibi 2014 yılı Mart yerel seçimlerinde CHP’nin ve başkan adayı Dursun Mirza ve ekibinin gösterdiği başarının en büyük faktörlerinden biri ve öncelikli nedeni, CHP ile MHP’nin sergilediği seçim ittifakı idi.
2014 yılı mart ayının son günlerinde gerçekleşen yerel seçimlerin arifesinde “Bandırma da 6 Ok, Balıkesir’de İsmail Ok” seçim sloganı dün gibi aklımızda…
Bu seçim sloganından hareketle CHP’li ve MHP’li seçmen, tam olarak kamuoyu nezdinde adı konmamış olsa da CHP ile MHP arasında yerel seçimleri yönelik bir ittifak varmışçasına sandığı gitti ve oyunu kulandı.!

VAY ANAM VAY DEMEYECEĞİZ…!
Bugün Bandırma MHP ilçe başkanı Yurttaş Bakkal’ın beyanlarından öğreniyoruz ki, resmiyette iki parti arasında varılmış böylesi bir siyasi akit yok ve yaşananlar bir FETÖ operasyonuymuş ve dönemin MHP’den seçilmiş Balıkesir belediye başkanı İsmail Ok, bir anlamda partiye ve partililere rağmen ekibiyle birlikte yaşanan bu FETÖ operasyonunun mimarıymış…!

Daha konunun başında önemle vurgulayalım: MHP İlçe başkanı Bakkal’ ın bu açıklamaları ve 2014 yerel seçimleri arifesinde tezgahlanan bu algı operasyonu benim açımdan bir sürpriz ve şaşkınlık nedeni oluşturmuyor. Olayın bu yönünü biliyordum ve bugüne kadar yazdığım köşe yazılarında bu gerçeği ve ittifakı, operasyonu hep dile getirdim ve bulunduğum her ortamda da dile getirdim.

Hatta okurlarımız bilirler sadece 2014 yılı mart ayında gerçekleşen yerel seçimlerde AK Parti’ye, siyasal iktidara, Erdoğan’a ve büyükşehir belediye başkan adayına karşı FETÖ’cülerin çeşitli siyasal ittifak arayışları içinde bulunduğunu ve bu konuda başta CHP ve MHP’nin kapısını zorladığını ya da her iki partiyi içeriden de böylesi bir ittifak için zorladığını sürekli yazdım ve söyledim. Bu siyasal ittifak arayışları ve çabalarına HDP’de, merkez sağ ve sol da irili ufaklı diğer partilerde dahildir.

BANDIRMA’DA FETÖ OPERASYONLARI 2009 MART’INDA DA YAŞANDI
Ötesinde Bandırma, FETÖ’cülerin yerel seçim sürecine müdahalesini ve her he şekilde olursa olsun AK Parti’nin yerel yönetimden uzaklaştırılması ve bir daha yerel yönetime seçilmemeleri için çalışmalarını ve ittifak arayışlarını, algı operasyonlarını 2009 yılı Mart yerel seçimlerinde de yaşadı.
Bunu da o günlerden bugüne tüm yazılarımızda yazdık, sürekli dile getirdik. Biliyorum ki, olayın bu yönünü dile getirdiğimiz, yaşananları resmettiğimiz için zaman zaman okurlarımızdan kimileri kızdı, söylendi. Kimileri hızını alamadı komploculuk ve paranoyaklıkla itham etti.

Dün bizleri bu tür olaylar konusunda “komploculukla” itham edenlerin, zamanın akışında o gün dile getirdiklerimizin gerçeklik olduğunun bir bir ortaya çıkması karşısında içine gömüldükleri çaresizliği ve utangaç suskunluğu da anlıyorum ve dün olduğu gibi bugünde kendilerine kızmıyorum. Çünkü, zaman zaman yazdıklarımdan ötürü bana kızsalar da kızmış olmaları gerçeğin kendisini değiştirmiyor.
Gerçek dün olduğu gibi bugün yine gerçek…!

2009 YEREL SEÇİMLER DÜĞÜMÜNÜ ÇÖZMEDEN OLMAZ.!
Tam bu nokta da benim tanık olduğum ve yaşadığım gerçekler ışığında naçizane bir saptamam ve düşüncem var. Güney Marmara ve Bandırma olarak, yakın tarihimizde, kentimiz kamu yönetimine, bürokrasiye, Emniyete, yargıya, basın dünyamıza, siyasal ve sosyal yaşamımıza doğrudan ya da dolaylı müdahale ettiği görülen ve kentimiz kurumları ve insanları nezdinde mağduriyetlere neden olmuş FETÖ’cülerle ve onların “derin” uzantılarıyla gerçek anlamda ve ciddiyetle hesaplaşmadan ne büyükşehir de ne Güney Marmara’da ne de Bandırma’da yürünecek sağlıklı bir yol olduğuna inanmıyorum…!

Siyasal ve sosyal yaşamımızın sadece AK Parti nezdinde değil, hangi siyasal parti ve iktidar, siyasi lider olursa olsun düşmanlık temelinde şekillendirilerek, toplumsal kutuplaşmalara ve gerginliklere hatta çatışmalara mahal verecek şekilde biçimlendirilmesine ve yönlendirilmesine şiddetle karşı çıkıyorum…!
Demokrasinin vazgeçilmez koşullarından birisi sandıktır ve seçimle gelen yine günü saati geldiğinde seçimle gider…!

Siyasette demokrasi ve hukuk dışı mazeretler uydurularak ve gerekçeler üreterek, siyasetin ve demokrasinin doğasına aykırı anti-demokratik yeltenişler ve çabalar içerisine girilmesini kabul etmiyorum ve bu tür yeltenişleri de şiddetle ret ediyorum…!

Konu ülkem, bölgem ve kentim olduğunda yabancı bir ülkenin ya da uluslararası bir güç ve çıkar odağının sözcülüğüne soyunmuş, lejyonerliği meslek edinmiş, kimliğini ve kişiliğini pazara çıkartmış hiç kimsenin ve hiçbir şer odağının ülkem de, bölgem de ve kentim de cirit atmasını, her hangi bir konuda söz, yetki ve karar sahibi olmasını istemiyorum. Mandacı ve muhip bir ruha sahip olanlarla dün olduğu bugün de zaten hiçbir işim olamaz…!

BU OPERASYONLAR BALIKESİR MHP VE CHP’NİN BOYUNU AŞAR…!
Sözün kısası, aradan geçen üç yılı aşkın bir zaman sonra “Bandırma’da 6 Ok Balıkesir’de İsmail Ok” esprisini ama CHP’li ama MHP’li olarak ya da bu algıya kapılarak sandığa giderek tercih de bulunmuş seçmen açısından anlaşılır ve kabul edilebilir bulabiliyor musunuz?

Aynı şekilde bu espriyi AK Parti’ye karşı bir kalkış ve başarı elde etme aracı olarak kullanan CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu’ nun CHP’nin büyükşehir belediye başkan adayı olarak DP çizgisindeki eski AP ve DYP’li Balıkesir Ziraat Odası Başkanı Sami Sözat’ı ithal aday olarak partiye ve partililere, büyükşehire, seçmene dayatmasına ne diyeceğiz?

CHP’nin büyükşehir belediye başkanı için aday arayışına dikkat edin: Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Faruk Kula, olmadı Sami Sözat…!

CHP lideri bal gibi büyükşehir belediye başkan adayı Sami Sözat’ın 2014 Mart yerel seçimlerini kazanamayacağını biliyordu. FETÖ, büyükşehir belediye başkan adayını MHP’den Balıkesir belediye başkanlığına seçilmiş İsmail Ok olarak zaten belirlemiş ve siyasi argümanlarını bu doğrultuda şekillendirerek, operasyonuna başlamış ise bu nokta da FETÖ, CHP’ye ve CHP lideri Kılıçdaroğlu’na acaba nasıl bir görev vermişti, sorgulamak gerekmiyor mu?
Peki FETÖ, 2014 yılında gerçekleşen yerel seçimlerde büyükşehir belediyesi üzerine siyasi denklemini böyle kurdu da acaba büyükşehrin ilçelerinde nasıl ve hangi partiler ve adaylar üzerinden siyasal denklemini kurdu, bunun da buyrun, yanıtını siz düşünün…!

Bu konuda ben de sorulması gereken sorular bitmez…
2014 de yerel seçimlere yönelik büyükşehir başta olmak üzere ilçelerinde FETÖ operasyonunun bir parçası olarak AK Parti’ye ve partinin büyükşehir başkan adayı A. Edip Uğur ile ilçeler de örneğin, Bandırma’da AK Parti’nin belediye başkan adayı Recep Şekerci’ye karşı kurulan seçim kumpasının ve oluşturulan ittifakının içinde yer alan DYP, ANAP ve Saadet Partilileri, DSP’lileri nereye koyacağız?

FETÖ’nün ülke genelinde yaşandığı gibi Balıkesir büyükşehirde AK Parti, Erdoğan ve siyasal iktidar karşıtı oluşturduğu ve başını CHP ile MHP’nin ve HDP’nin çektiği siyasi ittifak ve bloklaşmada yer alan tüm bu partileri, irili ufaklı partiler, gruplar ile birlikte bu kez Ağustos 2014 de gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sahneye çıktığını görüyoruz.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP-MHP’nin ortak cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu da bir FETO operasyonu ise, bu adayı da İsmail Ok mu belirledi?
2015 yılında gerçekleşen Haziran genel seçimlerinde de benzer organizasyonlara ve çabalara tanık oluyoruz. AK Parti’yi her ne şekilde ve yöntemle olursa olsun siyasal iktidardan uzaklaştırmak ve Erdoğan’ı indirmek için bir araya gelenler aynı siyasal partiler ve gruplar değil miydi?

Ben, ülkemiz siyasal yaşamında MHP nezdinde yaşanan tarihsel kırılmanın Haziran seçimleri sonucunda AK Parti’nin seçimlerden 1.parti olarak çıkmasına karşın hükümeti kuracak sayısal çoğunluğu elde edememesi noktasında CHP’nin MHP ve HDP ile birlikte koalisyon veya azınlık hükümeti kurma faaliyetlerinin gündeme taşınması ile yaşandığına inanıyorum.

Bu konuda uluslararası dayatmalar ve buna bağlı CHP ile HDP’nin iştahını görerek, MHP ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ayağının suya değdiğine, oynanan oyunu görerek, karanlık ve kirli oyun alanından hızla çekildiğini düşünüyorum.

Peki, Meral Akşener mi..!?

O da nereden çıktı?
MHP’den koptuğu günden itibaren “yurtta sulh cihanda sulh” tekerlemesini kullanarak FETÖ’cü 15 Temmuz darbe ve işgal kalkışmasının gerçekleştiği gün iktidar olmaktan söz eden Akşener’den mi söz ediyorsunuz?

O’nu bana değil Amerika’da FBI ve CIA koruması altındaki “hocasına sormak gerekiyor…!
Esen kalın…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ