UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,84 / Satış: 3,85
€ EURO → Alış: 4,51 / Satış: 4,52

BİR EMRE AKBABA VE ALT YAPI YAZISI DAHA…

BİR EMRE AKBABA VE ALT YAPI YAZISI DAHA…
  • 13.11.2017

Son oynadığımız Romanya mili maçı kadrosuna baktığımızda yine geçmişten gelen aynı hatalarla yapılan ve sahaya sürülen bir milli takım izledik sahada. Takımlarında oynayan kaliteli ve formda yabancıların yanında formda gözüken ama milli takımda o yaşadığı futbol ortamını bulamayan ve kendi meziyetleri ile baş başa kaldığında istenileni veremeyen adeta amatör bir sporcu topluluğunun yer aldığı bir kadro yapısından söz ediyorum.
Aslında bu sorun çok ciddi bir sorun bizim ülkemizde. Özellikle transfer dönemlerinde futbolcu seçilirken futbolcunun kişisel yeteneklerinden daha çok oynadığı takımın başarısını öne çıkarmakla futbolcu transferlerinin daha kolay yapılabildiği yönünde kanıksanmış bir algının olduğunu düşünüyorum.
Hep söylerim, futbol çok basit gibi görünür ama aslında çok karmaşık ve de çok ciddi bir spor türü olduğuna inanırım. Hele hele futbol takımı kurarken, transfer yapılırken futbolcu seçimini yaparken bir çok özel durumun göz önüne alınarak yapılması gerektiğini söylemek isterim.
Örneğin Romanya maçında takımda yer almayan bir Deniz Türüç aslında tekniği ve enerjisi ile tek başına bir takım gibi hücum oyucusu olduğunu düşünüyorum. Ve diğer tarafta her iki ayağını iyi kullanabilen, ileri, geri sahanın her yerine ayak basabilen ve aralara pas atabilme kabiliyeti gibi bir çok oyuncumuzda olmayan tekniği ile bir Emre Akbaba’nın (Fransa’da alt yapı eğitimi almış) takımdan kesilişini üzüntüyle izledim.
Sonuçta bizler iki sene sonrası için düşünülen bir hazırlık maçında yeni giren oyuncuların deneneceğini beklerken bilinen oyuncularla milli maça çıkılmasını günü kurtarma adına çok sığ ve kolay bir planlamanın sonucu olduğunu ve bu sonuç ile bu kötü oyundan da tas tamam federasyonun sorumlu olduğunu düşünüyorum.,
Ve bir kere daha tekrar ederek yazımızı kapatalım. Hazırlık maçlarının amacı skordan ziyade yeni oyuncularla beraber varsa bir yeni sistemin sahada deneneceği oyunlar olmalıdır.
Ve bu sonuç bağlamında çok sık dile getirilen “ 80 milyondan niye oyuncu çıkaramıyoruz” sözlerine gelince. Bilindiği gibi ülkemizde alınan her kötü sonuç sonrası konular hep alt yapılara getiriliyor, bunu biliyorum ama bu alt yapı konusunda da yapılmakta olan bir yanlışı da şimdilik kısaca yazarak yazımı bitirmek istemiyorum.
Ne yazık ki futbola yeni başlayan çocuklarımızı eğitirken onları hep skora dönük yetiştiriyoruz. Onları lig maçları içinde eğitmeye çalışıyoruz. İstiyoruz ki hep maçları kazansınlar. İstiyoruz ki kupaları alsınlar. İstiyoruz ki takımları çevrede alkışlansın. Tamam da kupa alınca ne olacak ki? Baktığımız zaman ülkemizde bu güne kadar çocuklarımıza dönük yüzlerce U- serisi maç kupaları dağıtıldı ama yüzlerce bir yeteneği hala göremiyoruz. Kısaca söylüyorum, çocukları oynadıkları her maçı alın, almalısınız diyerek, zorlayarak onların yeteneklerini geliştirilmesi asla mümkün olmaz. Sonuç da hep golü düşünen oyuncunun kendisini düşünmez hale gelmesi sonucu kendisini geliştirmekte zorlandığını söyleyebiliriz. Dolayısıyla ne oluyor, zaman içinde oyundan zevk değil sadece bir görev çıkarıldığını, bunun da yetenekleri aşındırmak da olduğunu söyleyebiliriz.
Bu arada zaman zaman çocuklarımızın yaptığı maçlarda sahada hata yapan küçük çocukları azarlayan teknik adamları da görüyorum. Bu tarz yaklaşımlarla futbol eğitiminde en küçük bir mesafenin alınamayacağını düşünüyorum. Sonuç da bu yazı konusu derin bir konu, sonradan dönmek üzere kapatıyorum ve diyorum ki şu U-serisi maçlarda artık şampiyonluk gibi geçici yarışmaları bir yere bırakalım ve işin aslına uygun olarak küçük çocuklarımızın yeteneklerini daha rahat ve daha cesur gösterebilecekleri eğitim ağırlıklı maçlara dönmemiz gerektiğini düşünüyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ