Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
sohbet odaları,mobil sohbet odaları sohbet odaları

Beyaz ette Şeker yükseliş

kategorisinde, 15 Ağu 2012 - 22:18 tarihinde yayınlandı

Röportaj: Necdet Mancılık, Görseller: Furkan Ufuk Taş

Globalleşen dünyada yaşanan değişim pek çok alanda kendini gösteriyor. Bandırma’nın fiziki yapısı, bölgeye gelen sanayi yatırımlarıyla birlikte bölgenin ekonomik gücü, sosyal alanda yaşananlar bu değişimin en başlıca göstergeleri arasında yer alıyor. Bununla birlikte Bandırma’da geçmişten bu yana bölgenin ekonomik hayatında önemli rol oynayan bir kurum da yakın geçmişte bir değişim hareketi başlattı. Bu değişimi gerçekleştiren kurum beyaz et sektörünün en önemli isimlerinden olan Şeker Piliç’ti…

Şeker Piliç bölgemizde yarım yüzyılı geçmiş önemli kurumlardan biri. 1960 yılında Emek Tavukçuluk adıyla iş hayatına başlayan firma o zamandan itibaren Bandırma ve bölgeye istihdam ve katma değer açısından önemli katkılar sağlamıştır. Şimdi kendi içinde bir değişim gerçekleştiren firmanın yönetiminde yeni kuşağın hakimiyetini görüyoruz. Halen Yönetim Kurulu Başkanı olan Ali Bor, konuyla ilgili kendisiyle yaptığım röportajda, bunun kaçınılmaz olduğunu, kurumların devamı ve gelişimi açısından zamanı geldiğinde koltukların yetişmiş ve kendini kanıtlamış olan yeni nesillere bırakılması gerektiğinin altını çizmişti. Artık Şeker Piliç üst düzey yönetim kademesini tamamen genç nesil oluşturuyor. Genel Müdürlük görevine Emre BOR getirilirken, Kaan BOR Genel Müdür Yardımcısı (İdari ve Mali işlerden sorumlu), Betül Sert Genel Müdür Yardımcısı (satıştan sorumlu), Barış Alpay Genel Müdür Yardımcısı (Üretimden sorumlu), Hakan Bor Satış Koordinatörü, Elif Bor Bekdemir Kurumsal Hizmetler Koordinatörlüğüne getirildiler. Eski kuşak da danışman olarak bu görevlerinde onların yanlarında yer alıyor.

Yaşanan tüm bu gelişmelerin ışığında biz de İlkhaber gazetesi olarak bu değişimi sizlere daha iyi aktarabilmek adına Şeker Piliç Genel Müdürü Emre Bor’dan bir randevu talep ettik. Kendisi yoğun iş temposuna rağmen bizi kırmadı ve kurumda yaşanan değişimi ve Şeker Piliç’in gelecekteki hedeflerini daha iyi analiz edebileceğimiz bu röportaj ortaya çıktı.
Konuşmaya Şeker Piliç’in köklü bir geçmişi olduğunu söyleyerek başlayan Emre Bor “Başlangıç olarak şunu söylemek daha uygun olur kanaatindeyim. Şeker Piliç bir kurumdan çok öte aslında bir camia ya da çok büyük sayılara ulaşmış bir aile. Yönetimden başlayarak, çalışanlarımızı, bayilerimizi ve ürünlerimizi tüketen kişileri biz hep bu ailenin yani Şeker Ailesinin bir ferdi olarak görüyoruz. Bugün eriştiğimiz kurumsal kimlik ve şirketin sektörde geldiği yer bu görüşün bir sonucudur. Tabi bu kolay erişilebilecek bir durum değil. Bu geçmişten bugüne kadar gelen samimi ve dürüst yaklaşımların bir sonucudur. Sadece biz yönetimdeki kişilerin değil, çalışanlarımızın, bayilerimizin gösterdiği üstün gayretler doğal olarak kurumu bugünlerine taşımıştır. Bugün Şeker Piliç 2.000’e yakın çalışanıyla beyaz et sektöründe ilk dört firma arasında yer alıyorsa, bu Şeker Ailesinin bir başarısıdır.”dedi.

“İhracatta payımız giderek artıyor…”

Beyaz et ihracatı giderek artıyor
Röportaja Beyaz et sektörünün genel bir değerlendirmesini alarak başlamak istediğimizde Emre Bor konuyla ilgili şunları söyledi, “Son yıllarda ülke genelinde beyaz et sektöründe önemli bir gelişme yaşanıyor. Özellikle Türkiye’nin ihracatında beyaz et sektörü her sene pastadaki payını arttırmakta. Buna çok kıs örnekler vermek gerekirse, 2011 yılında ülke olarak 250 bin ton Piliç ve piliç’ten elde edilen ürün ihracatı yapmışız ve bunun karşılığında 410 milyon dolar döviz girdisi sağlamışız. Bu yıl ilk 6 ayda ihraç ettiğimiz ürün tonajı olarak yakaladığımız rakam 176 bin tondur. Ben inanıyorum ki yılsonunda bu sektörün yaptığı ihracatlarla ülkemize girecek döviz tutarı 550 milyon doları bulacaktır. Bu da sektörümüzün içinde bulunduğu gelişimin önemli bir kanıtıdır. On yıl önce beyaz et sektörü 50 milyon dolarlık ihracat bile yapamazken bugün 550 milyon dolarlardan bahsetmekteyiz ve göstergeler gelecekte bu rakamların daha da yükseleceğini öngörüyor. Burada sormamız gereken soru şudur, bu gelinen nokta ve gelişim hızı yeterli mi? Dünya geneline baktığımızda bunun yeterli olduğunu ne yazık ki söyleyemeyiz. Mesela önümüzde bir Brezilya örneği mevcut. Yılda 4.200.000 ton beyaz et ürünü ihraç eden ve 9 milyar dolar girdi sağlayan bir ülke. Burada devlete önemli görevler düşüyor. Mesela Brezilya da sadece bu sektöre ait bir bakanlık var. Bizimde son dönemde hükümetimiz özellikle beyaz et sektörüne çok önem veriyor. Çok net söylemek gerekirse hükümet özellikle Ortadoğu’ya açılmamızda çok büyük pay sahibidir ama bu sektörün gelişmesi adına daha yapılması gerekenler var. Yine Brezilya’dan örnek vermek gerekirse, orada ihraç edilen üründe ton başına 400 ila 600 dolar arasında teşvikler mevcut. Bu gibi uygulamalarda dünya genelinde rekabet anlamında çok büyük avantaj sahibi oluyorsunuz.” dedi.

Günde 210 bin piliç kesim kapasitesine sahip yeni tesisler

Üretim kapasitemiz her yıl artıyor
Şeker Piliç’in bugün ulaştığı noktayı da değerlendiren Emre Bor şirketin üretim kapasitesiyle ilgili olarak şunları söyledi. “ Son dönemlerde yaptığımız yatırımlarla beraber yıllık üretim kapasitemizi 100 bin ton’a çektiğimizi söyleyebiliriz. Geçen yıl 85 bin tonluk bir üretimimiz varken, bu yılki hedefimiz biraz önce de belirttiğim gibi 100 bin tondur. Tabi burada dikkat edilmesi gereken bir nokta da ürün çeşitliliğini iyi ve doğru yönlendirmek zorunda olduğunuzdur. Mesela işlenmiş ürünler dediğimiz ürünlerimiz mevcut. Bunlarla da ilgili önemli yatırımlarımız var. Bu alanda geçtiğimiz yıl 6 bin tonluk bir üretim mevcutken, bu yıl daha ilk altı ayda bu rakamı geçmiş ve 6.200 tona ulaşmış bulunmaktayız. Bu çeşit ürünlerle ilgili yılsonu hedefimizde 13 bin tondur. Yani geçen yılın iki katından fazlası bir rakam hedefliyoruz. Son zamanlarda bu tür ürünlerin piyasada tüketici tarafından rağbet görmesi bizi de farklı hedeflere yöneltti. Mesela bizim bu alanda en çok talep edilen ürünümüz döner’dir. Şu anda 150 tezgâhlık bir döner üretim ünitemiz var ve yılın ilk altı ayında 2.000 ton üretim yaptık. Yılsonu hedefimizse 4.500 ton. Bu rakamları Şeker Piliç’in günümüzde geldiği noktayı daha iyi özetleyebilmek açısından veriyorum. Bu rakamlar sadece bugün bulunduğumuz çizgiyi değil, gelecekteki gelişimimizle ilgilide temel bir öngörü oluşturması açısından önemli. Mesela bizim şu anda bir günlükle 40 günlük arasında 10 milyon canlı hayvanımız mevcut. Günü geldiğinde bunlar kesime giriyor. Buda günlük 210 bin adet kesime ya da 350 tonluk bir üretime ulaştığımız anlamına gelir. Bu veriler ışığında da kurum olarak bu yıl geçen yıla oranla daha fazla bir ciro hedefliyoruz.”dedi.

Paketlenen ürünler gidecekleri güzergaha göre depoda sınıflandırılıyor.

İhracatta önemli bir payımız var
Şeker Piliç’in ihracat konusundaki yerine de değinen Şeker Piliç genel Müdürü Emre Bor “Sektörümüzde ülke ihracatının % 4 e yakın bölümünü bizim gerçekleştirdiğimizi söylersek bu konudaki yerimizi daha net anlatmış oluruz. Tabi yılsonu ve önümüzdeki yıl hedeflerimiz bu konuda çok daha farklı. Yurt dışına gönderdiğimiz ürünler açısından Ortadoğu bizim için çok önem arz ediyor. Irak, İran ve Libya’ya ciddi miktarlarda ihracatımız mevcut. Tabi bu konuda başta da söylediğim gibi hükümet politikaları çok önemli ve onların gösterdiği çaba, o bölgeye yaptığımız ihracatın artmasında önemli etkenlerden biridir. Özellikle son dönemlerde İran’la çok yüklü miktarlarda ihracat yapmak adına görüşmelerimiz oluyor. Bu görüşmeler sonucu önemli gelişmeler kaydetmiş bulunmaktayız. Yakın bir zamanda bu konuda anlaşma sağlayacağımıza inanıyorum. Sonra bir Suudi Arabistan pazarı mevcut. Bu pazarla ilgilide şirket olarak önemli adımlar attık. Ortadoğu beyaz et sektörü açısından önemli bir Pazar. Bizim ülkemizde yıllık 19 kilo piliç tüketilirken Ortadoğu’da bu rakam yıllık 47,5 kiloya ulaşıyor. İlginç bir örnek vereyim İran’da geçtiğimiz yıllarda halkın tavuk fiyatlarının artması ve talebin karşılanamamasından dolayı sokağa döküldüğünü biliyoruz. Bu yüzden orta doğuya ayrı bir önem veriyoruz” dedi.

Her aşama bilgisayarlar tarafından kontrol ediliyor…

Dış Pazar rekabetinde maliyetin çok önemli olduğunu dile getiren Emre Bor “ Bizim ülkemizde yem diğer ülkelere göre pahalı. Bir kere Soya fasulyesini dışarıdan ithal ediyoruz. Üzerine gümrük vergisini falanda eklediğinizde ciddi rakamlara ulaşıyor. Son dönemlerde yem maliyetlerinde %25’e yakın bir artış gerçekleşti. Bunun bizim açımızdan önemini anlatmak açısından size söyle bir örnek vermek isterim. Bir pilicin üretiminden tüketiciye ulaşana kadar gerçekleşen maliyetin % 70’e yakın bölümünü yem oluşturmaktadır. Yani bu kadar önemli bir maliyetin giderek arttığını düşünürseniz, dış piyasada rekabetin bu sektör için ne kadar zorlaştığını anlamak daha da kolaylaşır.”dedi.

Şeker Piliç’in uygulamaya koyduğu yeni bir projeden de bahseden Emre Bor “Biz gıda sektöründe faaliyet gösteren bir üretici firmayız ve bu sektör çok geniş bir yelpazeye sahip. Üretimden başlayıp tüketime kadar pek çok iç içe geçmiş halkası var. Fastfood’da bunlardan biri. Biz Şeker Piliç Markasını daha ileriye taşımak adına bu alanda da faaliyet göstermek için çalışmalar yaptık ve ortaya Şeker Piliç Express çıktı. Bu Turkish Fastfood olarak nitelenebilir. İstedik ki Şeker Piliç ürünlerini, bizim lezzetimizi tüketiciye kendi sunumumuz ve farklı bir anlayışla sunmak istedik.Bu projeyle ilgili önemli adımlar attık. Şu anda konsepti tam olarak oturtmuş bulunuyoruz. Restoran tasarımından tutun, tabaktaki sunuma kadar tüm tanımlar belli. İlk örneğini bildiğiniz gibi Bandırma’da açtık ve bu bir anlamda görücüye çıkmak gibiydi. O yüzden özellikle kendi evimizde yani kendi memleketimizde yapalım istedik. Şimdi bir tane de Bursa’da açıldı. Bu konuyla ilgili ülkenin çeşitli yerlerinden isteklilerle görüşmelerimiz devam ediyor. Sanırım 2013 yılında şube sayısı 10’a yükselebilir. Mutlulukla söylemem gerekir ki, sadece Türkiye’den değil Erbil, Bağdat ve Tahran’dan da bu yönde talepler alıyoruz. Tabi Şeker Piliç’in marka gücüde buna önemli katkı sağlıyor.”dedi.

Şeker Piliç Express zincirinin tüm konsepti belirlendi.

Yatırımlar konusunda da bilgi veren Emre Bor “ Şirket olarak yakın dönem yatırımlarımızı tamamlamış bulunmaktayız. Yeni kesimhanemizde bunlardan biridir. Bu Türkiye’de son inşa edilmiş kesimhanedir. Tabi içeride kullanılan teknolojisi de bu özelliğiyle örtüşüyor. Sonuçta istediğimiz nokta ileri teknolojiyi içinde barındıran sağlıklı ve hijyenik bir üretim aşamasından ödün vermemek. Bakın yeri gelmişken söylemek isterim piliç sektörü hakkında bilinmesi gereken en önemli konulardan biri de devlet tarafından en sıkı denetlenen sektörlerden biri olmasıdır. Şu anda Şeker Piliç’te çalışan 4 devlet veterineri var. Bu kişilerin üretim konusunda çok önemli yetkileri var.”dedi.

Şeker Piliç Genel Müdürü Emre Bor’a Bandırma’da sosyal sorumluluk konusunda pek çok projeye imza atan ve katkıda bulunan Şeker Piliç’in bu yönde gelecekteki planlarını da sorduk, bize yanıtı çok net oldu, “Bu güne kadar sosyal sorumluluk alanında pek çok projeye imza attık. Bunun yanında pek çoğunu da destekledik. Tabi ki bu gelecekteki süreçte de devam edecek. Sonuç olarak bu toplumun içinde yaşıyoruz ve burası bizim memleketimiz. Bandırma ve bölge halkımıza sosyal olarak katkılar sağlamak adına çalışmalarımız sürüyor sürmeye de devam edecek.” dedi.

Röportajımızın son bölümünde Şeker Ailesinin giderek büyüdüğünü dile getiren Emre Bor “ Son dönemde gerçekleşen değişimle, Şeker Ailesinin sorumluluğu bizim omuzlarımıza geçti. Çalışanlarımız, bayilerimiz ve bizim ürünlerimizi tüketen insanlardan oluşan bu büyük aileyi daha güzel günlere taşımak için çok çalışmamız gerektiğini biliyoruz ama sonuçta böyle büyük ve gemiş bir ailenin içinde yer almakta bize ayrı bir mutluluk veriyor. Şeker Piliç olarak her geçen gün gelişimimizi sürdüren ve daima geleceği planlayarak ilerleyen bir kurum olmaya devam edeceğiz. Son olarak başta çalışanlarımız ve bayilerimiz olmak üzere tüm müşterilerimize teşekkür ederiz. Şimdi olduğu gibi Şeker Ailesi büyümeye devam edecek” dedi.

Röportajdan sonra yapılan yatırımı görebilmek adına yeni kurulan kesimhaneyi gezdik. Etkilenmemek elde değildi. Gelin isterseniz birazda yeni kurulan kesimhaneden bahsedelim. Bu üniteyi gezerken bize eşlik eden ve bilgilendiren Kesimhane Müdürü Mehmet Bildibay ve AR&GE Müdürü Levent Esmer’e teşekkür ederiz.

 

Her piliç tek tek bilgisayarlar tarafından kontrol ediliyor.

En yeni teknolojilere sahibiz
Kesimhane yaklaşık 12.000 metrekarelik kapalı alandan oluşuyor. İçeriye girmekte o kadar kolay değil. Bunun için bir hazırlık yaparak oldukça steril bir hale getirildik. İlk olarak kumanda merkezi diyebileceğim bir bölüme geldik. Burası kesimhanede gerçekleştirilen bütün üretimin bilgisayarlarla kontrol edildiği ve planlandığı yer. Burada içeriye yerleştirilmiş kameralar ve farklı bilgisayar sistemleriyle tüm kesilen piliçler tek tek kontrol ediliyor. Pilicin gramajından tutunda hangi ünitede işleneceği buradan kontrol edilip yönlendiriliyor. Bildibay bu merkezle ilgili olarak “Kesimhane’de üretimin hemen hemen hepsi el değmeden gerçekleştiriliyor. Tabi bunun içinde son teknolojiyi kullanan bilgisayar sistemlerinize ihtiyaç var. Bu merkez bunlarla donatılmış durumda ve buradan kesimhanede gerçekleştirilen bütün üretimi kontrol ediyor, planlamasını yapıyor ve yönlendiriyoruz.” Dedi.

Teknolojinin ulaştığı nokta gerçekten şaşırtıcı. Kesimhanede kurulmuş son teknoloji görüntüleme sistemi, içeride banda girmiş pilicin gramajından tutunda her türlü özelliğini tespit ediyor ve merkezdeki bilgisayar ekranına aktarıyor. Bilgisayar bu verilere bağlı kalarak önceden belirlenmiş üretim planına göre her pilicin tek tek hangi üniteye gitmesi gerektiğini belirleyerek, onu o banda yönlendiriyor. Kesimhanenin içi ise bu teknolojiye uygun olarak planlanmış. Teknoloji ve planlama her bölümde kendini belli ediyor. Kesilip üretime hazır hale getirilen piliçler kilometrelerce uzunluğunda bir bantta dolaştırılarak ısıları kademeli olarak düşürülüyor. Buradan üretim bantlarına gönderilen piliçler ayrımdan geçerek, bütün yada parça olarak paketlenmek üzere işleneceği bantlara gönderiliyor. Burada son işlemleri gerçekleştirilen ürünler, yine el değmeden otomatik olarak yapılan paketleme aşamasından geçerek depolama bölümüne gönderiliyor. Burada gideceği güzergaha göre ayrılan ürünler nakliye sırasını bekliyor. Kesimhanede her bölümün kendine özel sıcaklığı var ve bu sıcaklı yine otomatik olarak sağlanıp korunuyor. Kesimhanede çalışan insanların hepsi kontrol ya da kolileme aşamasında devreye giriyor. İçerideki üretim hızı gerçekten baş döndürücü ama gezmek bile oldukça zaman alıyor. Son olarak yükleme bölümünde ihracatta kullanılan TIR’lara da bir göz atıp gezimizi sonlandırdık.

Şeker Piliç Röportajımızda Genel Müdür Emre Bor’dan aldığımız bilgiler ve tesisi gezerken edindiğimiz izlenimler bu şekilde. Şeker Piliç Ailesi yeni nesil yönetimi çalışanları, son teknolojiye sahip tesisleri ve bayileriyle geleceğe güvenle bakıyor. Son olarak Röportajda emeği geçen Şeker Piliç kurumsal iletişim Müdürü Esra Baykal ve Yardımcısı Furkan Çınar’a teşekkür ederiz.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz