Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

“BANDIRMA'YA ÜNİVERSİTE ŞART”

kategorisinde, 25 Ara 2012 - 20:59 tarihinde yayınlandı

CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça Radyo İlkhaber’de Namık Havutça’nın Günün Konukları programına katılarak Necdet Mancılık’ın sorularını yanıtladı. İlkhabergazetesi.tv web adresinden görüntülü canlı yayınla tüm dünyaya ulaşan programda Bandırma’nın artık bir bölge üniversitesine ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Havutça, bu konunun takipçisi olduğunu, Bandırma’yı bir yüksek öğrenim kenti olarak görmek istediğini söyledi.

Gerek mecliste gerekse Bandırma iş dünyasındaki temasları ile Denizcilik Fakültesinin faaliyete geçirilmesi ve akabinde Bandırma’ya bir üniversite kurulması için çalıştığını belirten Havutça, bu konuda AKP’li vekillerin de desteğini beklediğini vurguladı. Havutça programda üniversite konusunun yanı sıra Bandırma limanındaki canlı hayvan ithalat faaliyetlerinin yarattığı koku sıkıntısına ve büyükşehir yasasına da değindi.

“İktidar – muhalefet ayrımı olmadan herkes üniversiteyi desteklemeli”
Namık Havutça, bir bölge üniversitesi kurulmasının artık Bandırma için elzem hale geldiğini ifade ederek, tüm kamuoyunun elbirliğiyle bu amaç için çalışması gerektiğini söyledi. Denizcilik fakültesinin halen faaliyete geçirilmemiş olmasının büyük kayıp olduğunun altını çizen Havutça, elindeki tüm imkanlarla bunun mücadelesini verdiğini belirtti.
Havutça, şunları söyledi: “Bir denizcilik fakültemiz var ama halen hayata geçmedi. İşadamlarımız bina yapma sözü verdi, destek verdi ama bi türlü öğrenci alınmadı buraya. Bunu soru önergesiyle meclis gündemine getirdim. Fakültelerimizin tamamı faaliyete geçtikten sonra artık Bandırma’nın kesinlikle bir bölge üniversitesine ihtiyacı var. MHP milletvekili Ahmet Duran Bulut ile bu konuda ortak teklifte bulunduk mecliste ancak AKP vekili sayın Cemal Öztaylan destek vermedi, isterdik ki parti ayrımı gözetmeden o da memleketi için bu konuya destek olsun.
Üniversite kentin sosyal ve ekonomik yaşamını çok canlandırır. Merinos çiftliğinin gerekirse tamamını üniversiteye tahsis etmeliyiz. Orası önemli evet ama tarım faaliyetlerini burası Karacabey’de de sürdürebilir gerekirse, üniversite daha önemli.
Sayın valimiz de destek veriyor üniversite projemize. İktidar – muhalefet ayrımı yapmıyorum. Partili partisiz herkesin hayali güzel bir Bandırma.”

“Önce insan”
Bandırma’da son günlerde gündemden düşmeyen, İlk Haber gazetesinin de “İşte Angus Gerçeği” haberi ile kamuoyunun dikkatini çektiği Bandırma limanındaki hayvancılık faaliyetleri kaynaklı kötü koku konusuna değinen Namık Havutça, “Bandırma’nın sanayisinin gelişmesine sonuna kadar destek veriyoruz. Ancak önceliğimiz insan. Önce insan diyoruz. Önemli tarıma bağlı gıda sanayisi markalarımızla ülke çapında tanınıyoruz. Bunun şehir hayatıyla barış içinde yürütülmesi gerek” dedi.
Havutça konuyla ilgili şu görüşleri bildirdi: “Sizin yaptığınız Angus Gerçeği haberi ile kamuoyu dehşetle ortadaki problemi gördü. Önceden Manyas ovasında yetişmiş mis gibi yerli hayvanlarımızı yiyorduk Kurban Bayramlarında, şimdi Uruguay’dan oradan buradan hayvan getirtiyoruz. Önceliğimiz yerel hayvancılığı geliştirmek olmalı. Büyük bir gazetecilik örneği sergilediniz o gemilerdeki ithal hayvanların halini gösterdiniz hepimize. Bir takım ihmaller var orada. Bunlar düzeltilebilir. 7500 civarı hayvan indirilmiş Bandırma’ya. Evet gelsin ama Bandırma halkı bu kirlilikle, kokuyla rahatsız edilmemeli.
Vatandaşlar endişe içinde bizleri aradılar. Biz de Çelebi Liman İşletmesine, gerekli mercilere, Tarım Bakanlığı’na ilettik durumu, konuyu takip ediyorum. Çelebi Holding yetkilileri bu durumun kendilerinden kaynaklanmadığını bana ifade ettiler. Gümrükten kaynaklanan sıkıntılar var. Tahliye limanda çok hızlı biçimde yapılmalı, gümrükleme açıklarda yapılmalı. Bandırma limanı tarım ve hayvancılık ihtisas limanı oldu. Çelebi Holding limanı başarıyla çalıştırıyor. Başarılı, genç bir yönetim ekibi var. Saygın bir firma. İnanıyorum ki gereken tedbirleri onlar da alacaktır. İşin resmi boyutu da İlçe Tarım Müdürlüğü’nde ve Hıfzısıhha’da. Bandırma’nın çevre sağlığını, insan sağlığını tehdit eden bir şey olduğu an ben bütün varlığımla kendimi ortaya koyarım.”

“Büyükşehir il olma hayalimizi bozdu”
Necdet Mancılık’ın Büyükşehir yasası ve Balıkesir’in büyükşehir olma süreci ile ilgili sorularını da yanıtlayan Havutça, “Bandırma’nın il olma hayalinin önü büyükşehir yasası ile tıkandı.” dedi. Havutça konuyla ilgili fikirlerini şöyle sıraladı: “Bandırma esasında Ankara’nın siyasi tarihinde en güçlü temsile sahip şu anda. CHP ve AKP Balıkesir milletvekilleri içinde Bandırmalı vekiller olarak elimizden geleni yapıyoruz. Toplum siyasetçiden kavga değil sorunların çözülmesini bekliyor. 12 Eylül sürecini yaşamış bir siyasetçi olarak, Türkiye’de toplumsal ayrışmanın sorunları çözmediğini çok yakından biliyorum. Bu ilke çerçevesinde bir siyasi anlayışım var, kimseni şahsı ile bir derdimiz yok. Bu büyük ülkeden elde edilen kaynakların herkese adilce pay edildiği bir ortam istiyoruz, herkesin kendini özgürce ifade ettiği bir barış Türkiyesi istiyoruz. Elbette ekonomi ve diğer alanlarda fikir ayrılıkları olabilir, bu zenginliktir ve rekabet ileri götürür.
Bandırma’nın il olma hayalinin önü büyükşehir yasası ile tıkandı. Sayın başbakanın ağzından çıkan her cümle kanun oluyor. Bandırma herhangi önemsiz bir ilçe değildir. Bir çok bilimsel kriter yönünden Bandırma biliyorsunuz Alanya’dan sonra ilk il olması gereken yer olarak tespit edildi Akdeniz Üniversitesi’nce.”

“Yerel demokrasi
zarar görüyor”
İlçe belediyelerinin imar planı yapma yetkileri vesayet altına alındı. Balıkesir belediye meclisi yerel bir parlemento gibi çalışacak. Köylerin tüzel kişilikleri kaldırıldı, Bandırma’nın mahallesi haline getirildi. Belde belediyelerinin kaldırılmasının demokrasinin gelişmesine engel olacağını düşünüyoruz. Yerel demokrasinin çekirdeğiydi beldeler. Örneğin, Edincik dediğiniz yer milattan önceye dayanan çok önemli bir tarihe sahip, tarihi mimarisiyle, zeytiniyle marka olmuş bir yer. Burasının belde özelliği yok edildi. AKP’nin bu ben yaptım oldu mantığı, akademisyenlerin, şehir plancılarının önerilerini almadan yaptığı bu değişiklikler olumsuz etkiler tüm ülkeyi. Toplumun dokusunu tahrip etmeden yapmalıyız değişimleri.”

“Üniter yapı zarar görüyor”
Bakın bu Türkiye’nin en önemli en radikal yasalarından biri. Bu yasa 13 ili yani milyonlarca insanı etkileyecek. Bugün Fransa gibi bizden çok daha uzun parlementer sistem geçmişi olan bir ülkede 30 bin belediye var. Türkiye’de bu sayı 2 binlerdeydi beldeler kapatılmadan önce.
Biz bu ülkenin zenginliğini birlikte kurduk. Hepimiz kardeşiz. Büyük bir ülkeyiz. Bölgesel farklılıkları ortadan kaldırarak gelişmeliyiz. Van’daki çocuğumuzun kitabı, defteri, sırası İzmir’dekiyle aynı olmalı. Bu büyükşehir yasası bölgesel farklılıkları derinleştirecek gibi bir kaygı var kamuoyunda. Türklük kavramını bir ırka, kana dayandırmadan yurtseverlik çerçevesinde benimsemiş bir milletiz biz, böyle kurulduk. Anadolu İslam coğrafyasının demokrasisi en gelişmiş kesimi olmayı başarıştır ağır aksak bir şekilde de olsa, biz bunu bu birlikle, kardeşlikle başardık. Toprak temelli bir yurtseverlik anlayışı, ortak bir gelecek ideali ile birarada durduk bunca zamandır. İnsan haklarının en geniş biçimde yaşama geçtiği bir şekilde bu durumu yine sürdürmeli, ileri taşımalıyız. Türkiye’nin buna gücü vardır.”

“Toplumun her kesiminin sesi olmaya çalışıyorum”
“Bandırma halkının, Bandırma’da fabrikalarda işçi kardeşlerimin, esnafın, emeklilerin, köylülerin sorunlarını gündeme getirmeye çalışıyorum. Eski bir sendikacıyım, öğretmenim, hukukçuyum, bütün bu alanlardaki sorunları gündeme getiriyorum mecliste. İcra dairelerindeki dramları, insanlarımızın ekonomik sorunlarını da çok yakından biliyorum. Kimsesizlerin, çalışanların, üretenlerin sesi olmaya çalışıyorum. Mecliste ilk bütçe konuşmamda şunu söyledim: -Bu bütçe halkın bütçesi değil, rantın bütçesi- dedim. Maalesef 2013 bütçesi de böyle. İktidar artık hiçbir konuda kamuoyu desteği almaya gerek görmeden kendi kafasına göre hareket etme güdüsündedir.”

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

twitter porno twitter porno yücel ışık