izmir escort rokettube sex

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

BANDIRMALI KAYBEDECEK

kategorisinde, 08 May 2013 - 20:57 tarihinde yayınlandı

fotorop

“Belediye her konuda kira ve gelir bekleyen bir ticarethane mi? Yoksa bir hizmet makamı mı?”

“Bandırma için çok önemli bir gelecek senaryosu var ve bunun yönetmeni, baş rol oyuncusu, herşeyi belli ama Bandırmalı bu senaryoda figüran bile değil.”

“Oda başkanlarımızın bizi yönlendirmesi gerekirken, aksine uyutulmaya çalışılıyoruz. Bandırmalıları bu işlerden bilerek uzak tutuyorlar, bilgilendirmiyorlar.”

“Bandırmalı nakliyeciler olarak beraber hareket edip bu oyunu bozmak için çabalayacağız.”

 

Son yıllarda Bandırma’nın geleceğini ilgilendiren en önemli projelerden birinin Balo Projesi olduğu su götürmez bir gerçek. İlk haber Medya grubu olarak bu projenin daha iyi anlatılması için projeye taraf olan kesimlerden görüş almayı sürdürüyoruz. Bugünse Balo Projesinin önemli paydaşlarından biri olan nakliyecilerin projeyle ilgili düşüncelerini almak için Bandırma Nakliye ve Nakliye Komisyoncuları Derneği Başkanı Hakan Sukayar’la görüştük. Tabi konuşma sadece projeyle sınırlı kalmadı. Hakan Sukayar nakliye esnafının sorunlarından yeni tır parkına kadar pek çok konuda sorularımızı yanıtlamaktan kaçınmadı. İşte o röportajdan satırlara yansıyanlar…

 

Bandırma’da yeni bir sektör oluşacak gibi görünüyor. Ortaya atılan söylemler doğrultusunda Bandırma’nın lojistik alanında önemli bir yere geleceğini biliyoruz. Siz nakliyeciler olarak bu projenin en önemli ayaklarından birisiniz. Siz projeyle ilgili neler düşünüyorsunuz?

Şu an için söyleyebileceğimiz en önemli konu bu projede Bandırma’nın önemi gün ve gün ortadan kalkıyor. Çünkü aldığımız duyumlara göre Balıkesir projenin önemli kademelerini sahiplenerek Bandırmayı By-Pass ediyor. İşin kötü tarafı biz bu duyumları Bandırma Ticaret Borsası Başkanı ve Bandırma Ticaret Odası Başkanına ilettik ama karşılığında tatmin edici cevaplar alamadık. Şu anda bu projeyle ilgili çok büyük belirsizlikler var. Kimse tarafından Bandırmaya ve Bandırmalı nakliyecilere net bir bilgi verilemiyor. Hava da kalan söylemler bizimde önümüzü tıkıyor. Bandırmalı nakliyeciler ne olacağını bilsek bizde yatırımlarımızı ona göre yaparak bu sürece daha iyi hazırlanabiliriz. Mesela Bandırma’da lojistik köyü yapılacak deniyor. Ne zaman, nereye yapılacak? Kimse tam olarak cevap veremiyor. Mesela bizim aldığımız bilgilere göre ilk elleçleme çalışmaları bu ay Balıkesir’de başlayacak. Bu durumda doğal olarak insanın aklına acaba bu hep böylemi olacak sorusunu getiriyor ve bu soruyu sorduğumuz hiç kimse bize net bir cevap veremiyor. Hani bu projenin en önemli ayağı Bandırmaydı. Eğer bunda bir kayma varsa niye hep beraber mücadele etmiyoruz? Şu anda projenin yönetim kurulunda olan Halit Sezgin ile Projenin başlangıcından beri sürece dahil olan Osman Kocaman konuyla ilgili neler yapıyorlar. Yani onlar bu konuda net bilgiye sahip olabilecek konumdalar. Bu bilgileri edinip bizimle paylaşırlarsa bizde önümüzü görüp, yatırım hamlelerimizi ona göre gerçekleştiririz.

NAKLİYECİLERLE KOOPERATİF ARASINDAKİ PROBLEMLERİ AŞACAĞIZ

Bakın şu anda bizim açımızdan Bandırma’da çok önemli sorun olarak gözüken nakliyecilerle kooperatif arasındaki problemi attığımız adımlarla çözmeye çalışıyoruz. Yeniden seçilen yönetimle aramızda bir protokol imzalayacağız. Bugün onları bir ziyaretimiz oldu bu konuda iki tarafında kararlılığı devam ediyor. İnşallah birkaç güne kadar bu konuda imzaları atacağız. Bandırmayı hem ithalatçılara daha cazip bir kent haline getirmeye hem de lojistik kenti olmaya hazırlamaya çalışıyoruz. Yine de bunları biz hazırlamaya çalışırken bu konuda lider ya da yetkili olan STK’larımızın ya bizleri eğitmesi ya da yönlendirmesi lazım. Çünkü gerçekten kimsenin bildiği bir şey yok. Her şey adeta kapalı kapılar ardından yönetiliyor. Dolayısıyla nasıl bir başlangıç yapmamız gerektiğini bilemiyoruz. O noktada da kalıyoruz. Bu belirsizlik aslında bizi daha çok hırslandırıyor. Bunun içinde bir an evvel sorularımıza bir muhatap bulmak için çaba sarf ediyoruz. Derdimiz Bandırmanın geleceği için Bandırmayı lojistik kenti yapmak değil mi? Geçtiğimiz aylarda “Marka Şehir Bandırma” paneli yapıldı. Gelin buna lojistikle başlayalım. Zaten bir limanımız mevcut. Şu an limanımızda önemli kapasitede işler yapılıyor. Duyduğumuza göre ayrı iki liman içinde çalışmalar varmış. Hatta üçüncü dördüncü limanlar konuşuluyor ama bu konuların başlıca aktörü olan nakliyeciler ve kooperatifler bunlardan haberdar değil.

Bu tür belirsizliklerden dolayı Bandırma nakliyeci esnafının olayın dışında kaldığını mı söylüyorsunuz?

Kesinlikle öyle. Mesela bize gelen bilgilere göre lojistik köyünün yeri planlanmış ve orada yer alacak bazı firmalar bile belirlenmiş. Şimdi bu doğru mu diye soruyoruz ama cevap alamıyoruz. İster istemez acaba bizim bu organizasyona dahil olmamız istenmiyor mu diye kafamızda soru işaretleri oluşuyor.

Siz belirsizlikten bahsediyorsunuz ama bazı lojistik firmalarının Bandırma çevresinden yer aldığını duyuyoruz. Bu tarz firmalar için belirsizlik bir risktir. Onlar bu riski göze mi alıyorlar? Yoksa sizin bilmediğiniz şeyler mi biliyorlar?

Bizde bildiklerini düşünüyoruz. Bilmeseler Borusan Edincik tarafında 650 dönüm yer alır mı? 3. Şahıslar bu alımları yaptılar. Bandırma’ya girmeye hazırlanan başka firmalarda var. Onlarda girdiğinde ne olacak? Tamam, rekabet veya serbest piyasa günümüzde ticaretin bir gerçeğidir ama Bandırma’da da bu işten ekmek yiyen istihdam yaratan önemli bir kesim var. Bunları topladığınızda binlerce kişilik bir kesim ortaya çıkıyor. Ne yapalım bu işten ekmek yiyen bu kesimi yem mi edelim? Çünkü bu şekilde devam ederse bu insanlar ya işsizler ordusuna katılacak ya da bu büyük firmaların kendilerine verdikleri işlerle yetinmek zorunda kalacaklar. Kısaca sermaye gruplarının taşeronu olacak. Şu da yanlış anlaşılmasın. Biz kimseye bu firmalar girmesin her şey bize bırakılsın demiyoruz. Bizim istediğimiz sadece konuyla ilgili bilgi alabileceğimiz muhataplar bulmak.

Peki Bandırmalı Nakliyecilerin bu sermaye gruplarıyla rekabet gücü var mı?

Tabi ki var. Biz bu derneği bunun için kurduk. Hatta ilk başlarda kooperatife karşı kurulduğumuz söylentisi çıktı. Ben o zamanda söyledim şimdide söylüyorum. Biz birleştirici olmak için yola çıktık ve Bandırmalı nakliyeci esnafı ile hep birlikte bu işi yapabileceğimizi göstereceğiz. Bazı kesimler bizi ayrı kutuplardaymış gibi göstermeye çalışıyorlar ama nafile. Zaten bu oluşumların dışında kendini büyük olarak niteleyen iki-üç firma var. Gerçi hangi sermaye gruplarıyla göbek bağı olduklarını bilmiyoruz. Bunlar olayın başka yönleri, biz konumuza dönecek olursak olayın dışında tutulmaya çalışıldığımız hissi bizi farklı düşünceler sevk ediyor. Bizim amacımız Bandırma’nın lojistik merkez yapılmasına destek vermek hem de bu işin içinde olarak ekmek yemek istiyoruz. Biz Bandırma’da çalışıyor yaşıyor, kazandığımızı burada harcıyor ve Bandırma Vergi Dairesine vergilerimizi ödüyoruz. Dolayısıyla biz taşeron olarak bırakılmak istemiyoruz. Biz işin sahibi olmaya adayız ve bunun içinde gücümüz var. Bandırma Nakliyeci Esnafı bir araya geldi mi bu gücünü ortaya çıkarır. Yeter ki konunun dışında bırakılmaya çalışılmayayım. Bilgi alabilelim.

KURGULANMIŞ BİR SENARYO İŞLEME Mİ KONUYOR.

Sizce bu durumun nedenleri neler?

Bu durumlar karşısında insanın aklına çok daha başka şeyler geliyor. Acaba bir yerlerde kurgulanmış ve kademe kademe uygulamaya mı konuyor? Bizim ağzımıza şöyle olacak, böyle olacak diye bir parmak bal çaldılar ama karşılaştığımız olaylar bize bunun böyle olmadığını tam tersine bizi bu konuya dâhil etmekten kaçındıklarını düşündürüyor. Bakın bu konunun üzerine tüm Bandırma olarak ciddi şekilde eğilmezsek bu projeyi de kaçırabiliriz. Çünkü Balıkesir bu yönde çok büyük bir lobi çalışması gerçekleştiriyor bu önemli projede aslan payını almak için çalışmalar yapıyorlar. Buradan sizin aracılığınızla söylüyorum. Bandırma’dan çıkan milletvekillerimize çok büyük işler düşüyor. Bu konuyu biran evvel gündemlerine alıp Ankara’da bu konuyla ilgili çalışmalar yapmalarını istiyoruz. Gerekirse çağırsınlar başta Bandırma Ticaret Borsası ve Odası olmak üzere tüm sivil toplum örgütleri gidelim orada kamp kuralım. Mesela Ticaret Borsası Başkanı Halit Sezgin bu organizasyonda yönetim kurulu üyesi ama ondan bilgi almakta zorlanıyoruz. Diğer taraftan bazı aşamaların kaydedildiği hatta bazı firmaların belirlendiği bilgileri geliyor. Dolayısıyla da aklımıza acaba çoğu şey belirlendi bizimle çalışılmak istenmiyor mu? düşüncesi geliyor. Çünkü ben bunu kendisine birkaç kere sordum ama net bir cevap alamadık. Konu hep geçiştirildi. Şu dönem bu iki oda içinde seçim dönemiydi ama Balıkesir sadece seçime odaklanmadı. Hem seçimini yaptı hem de bu konuyla ilgili süreçte aktif rol oynamaya devam ediyor.

Ama özellikle Ticaret Borsası neredeyse bu işin göbeğinde bulunuyor. Neden böyle bir tavır sergilesinler ki?

Bence ortada bir plan var ve onlarda bu planı uygulamak zorunda kalıyorlar. Eğer öyleyse işte orada hata yapıyorlar demektir. Çünkü makamlar geçicidir ama yaşadıkları yer Bandırma. Bandırma Halkı hiç bir şeyi unutmaz ve zamanı geldiğinde cevabı verir. Bulundukları makamlarda bu halk için çalışırlarsa sorun yok.

Peki, birazda kurduğunuz derneğe gelelim. Kurarken amacınız neydi? Temsil ettiğiniz üyeleriniz için yapmayı planladıklarınız nelerdir?

Bandırma’da bizim bulunduğumuz sektör çok karmaşık bir yapıya sahipti ve bir birliktelik yakalanamıyordu. Senelerdir bu böyle. Bunun neticesinde de bugüne kadar sektör adına önemli bir yol kat edilmedi ama Kamyoncunun o kadar çok derdi var ki, bizde bir araya gelerek bu sorunları aşmak adına çalışmayı planladık. Bakın tekrar ediyorum. Kamyoncunun gerçekten çok büyük sorunları var. Bunların içinde trafik sigortasından yakıt masraflarının artmasına kadar pek çok maliyetin yükselmesini sayabiliriz. Bakın çok basit bir örnek vereyim. Geçen sene 700 liralarda olan trafik sigortası bugün 2.000 lirayı geçti. Mazot fiyatını zaten söylemeye gerek yok. Bunun gibi daha pek çok kalemde maliyetlerimiz yükseldi. Buna rağmen piyasa şartları gittikçe kötüleşiyor. Mesela biz devletin çıkardığı KM/Ton uygulamasını gerçekleştiremiyoruz. Bir taraftan bu fiyatları revize edemiyoruz, diğer taraftan vahşi bir rekabet var ve maliyetler her geçen gün yükseliyor. Sonuçta ay sonunda oturup bilançonuza baktığınızda zarar gösteriyor. Sonuçta ne oluyor? Pek çoğumuz kiramızı vergimizi ödeyemiyoruz. Devletle karşı karşıya kalıyoruz. Sonuçta karşınızdaki devlet. Sigortanızı veya verginizi ödemediğinizde iki ay sonra banka hesaplarınıza giriyor.

ŞOFÖRLER ODASI NEREDE?

Peki sorunlarınız çok ama bu sorunlar karşısında bir birliktelik sağlamaya çalışıyorsunuz. Bu birliktelik yeterli olacak mı?

Bizim dışımızda bu sorunları gündeme getirmesi gereken farklı kesimler de var. Mesela Bandırma’da Bir şoförler ve otomobilciler odası var. Bu odanın başkanı Ali Acar ne yapıyor. Kendini sadece taksicilerin başkanı olarak mı görüyor? Oysa seçim zamanı geldiğinde en büyük desteği aldığı kesimlerden bir kamyoncu esnafıdır. Eğer kamyoncu esnafına sırt çevirirse bu onu zora sokar. Bakın biz sorunlarımızı masaya yatırmak ve çözüm bulmak için Ticaret Odasında 3 defa toplantı yaptık. Ben her toplantıda kendisini davet ettim. İki kooperatifin ve nakliyecilerin temsilcilerinin katıldığı bu toplantılara kendisi hiç gelmedi. Üçünde de farklı mazeretler gösterdi. Ben kendini bu konularda dışarıda tutmasını yadırgıyorum ki bu toplantıları sektörün sorunlarının çözümünü aramak adına o yapmalı. Bundan sadece ben değil kooperatiflerde sıkıntılı. Mesela Ticaret Odası Meslek Komitesi Başkanı Fahrettin İşgüder bu düzenlediğimiz bütün toplantılara geldi ve refakat etti. Ona da sorabilirsiniz. O toplantılara Şoförler Odasının yaklaşık 400’ün üzerindeki üyelerini temsil eden kişiler katıldı ama Ali Acar orada yoktu. Tabi şu da bizim bu yaptığımız toplantılarda belirli mesafeler kat etmemiz ve yan yana gelmemiz bazı kesimleri rahatsız edebilir. Bu yönde başarılı olmamız için ellerinden geleni yapabilirler. Ayrıca Ali Acar gerçekten o toplantılara katılamayacak mazeretlere sahip olsa bile toplantıdan neler çıktığını, neler konuşulduğunu öğrenmek istemeliydi. Gelin bakalım neler var elimizde, eksikliklerimiz neler diyebilirdi. Biz bu işi biliyoruz diye de diretmiyoruz. Eğitilmemiz gerekiyorsa seminerler düzenleyelim. Çünkü bunları şimdi yapmazsak yarın geç kalacağız. Bakın yarın bu tır parkında gördüğünüz firmaların yarısını göremeyebilirsiniz. Bandırma Nakliyeci esnafı yarın yok olabilir. Bakın beş yüz ya da bin araçla bu işe girebilecek lojistik firmaları buralarda ter alıyor ve çevre fabrikaların nakliye işlerini toplamaya başlıyor. Eğer birileri bir şey yapmazsa yarın öbür gün hepimiz ekmeğimizden olabiliriz. Ali Acar’da Şoförler Odası Başkanı. Yani bu konuda en çok çaba sarf etmesi gereken kişilerden biridir. Biz bu kadar tepkisiz kalmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu yönde örgütlenme çalışmalarını kendisinin yürütmesi lazımken, konuyla ilgili bir kere dahi olsun ne ismini ne de yaptığı bir icraatı duyduk.

YENİ TIR PARKI YETERSİZ

Yeni Tır Parkıyla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Bir kere saha yetersiz. En önemli konulardan biri bu. Şimdi Bandırma Lojistik merkezi olacak diyoruz. Bu kadar bir tır parkımız var. Şu anda bile gelen araçlar yer bulamadığı için dışarıya park ediyor. Peki gelecekte lojistik merkezi olduğunda ne olacak. Yani ben düşünmek bile istemiyorum. Gerçi düşünmesi gerekenler de düşünmüyor ya. Sadece şu görüntü bile bu işin plansız yapıldığının çok net bir göstergesidir. Ya bakın yanımızda galericiler sitesi var. Adamları buraya taşıdılar. Pazar aşağıda adamlar her Pazar buradan araba taşımaktan bir hal oluyorlar. Sadece oraya giden 150 aracın yakıtını belediyeye ödediği girdi çıktı parasını düşünün. Mesela bizi buraya şehrin dışına attılar. Hepimizin bankalarla işi var ve biz işimizi gücümüzü bırakıp şehir merkezine bu konuları halletmek için gitmek zorunda kalıyoruz. Bankalara başvurduk, belediyenin kira istediğini söylediler. Bu konudan dolayı da bir gelişme kaydedemedik. Soruyorum belediye her konudan kira ve gelir bekleyen bir ticarethane mi? Yoksa bir hizmet makamı mı? Bir diğer en çok şikayet aldığımız konu 2 saatin üzerindeki beklemelerden 8 TL alınıyor. Dernek olarak bu konuda biz şikayetleri ilettik ve bekliyoruz. Sonrasında en önemli konulardan biri burada sosyal alanlar mevcut değil. Burada esnafa hizmet verecek bir büfe bile yok. Söyledik. Bu yılki yatırım planımızda yok 2014’de kadar yapamayız dediler. Peki burada ki esnaf 2014’e kadar ne yapacak? Adam sigara alacak, yok. Poşet ya da yara bandı alacak, yok. Mecburen otogara gidiyoruz ama kamyoncu esnafının da otogara gitmesini istemiyorlar. Zaten hiçbir yerde tır parkıyla otogar bu kadar yakın olmaz. Bandırma Belediyesi buradan nereden baksanız kiralarla kamyon giriş çıkışlarıyla ayda 50.000 TL para alıyor. Karşılığında büfe yok. Lokanta yok. Bankamatik yok. Bir tuvalet yaptırdık nasıl yaptırdığımız anlatmayayım. En gerekli unsurlardan biri olan kamera sistemi yok. Buraya Türkiye’nin her yerinden insan geliyor. Bir olay olsa ne olacak. Bir cafemiz var içeride 10 kişi oturunca doluyor. Gece bu insanların vakit geçirebileceği bir kahvehanesi yok. Yani bu şartlarda biz aslında kamyoncuya Bandırma’ya gelmeyin eziyet çekersiniz diyoruz. Bakın en basit örneği vereyim. Eziyetin boyutunu siz anlayın. Kamyoncu aracıyla şehre giremez. Buraya geliyor buradan işini alıp dolum için fabrikaya gidiyor. Oraya girdiği an yükü alana kadar dünya ile bağlantısı kesilir. Bazen saatlerce beklediğini düşünün. Bu adam yemeğini nerede yiyecek. Fabrikada böyle bir imkânı yok. Yolda alamaz. Dolayısıyla buradan alması lazım. Bir de şunu düşünüyorum. Şimdi belediye buraya 150 M2’lik bir yer yapsa buradan 20 kamyonun kaybolması demek. O kamyonlardan kaybettiği gelir de yıllık bazda sosyal tesisten alacağından daha fazladır. Acaba diyorum bunu mu düşünüyorlar? Yani hizmete değil, gelir elde etmeye yönelik bir düşünce mi var? Ayrıca bu yerleri işletecek kişilerde kamyoncu esnafın ne istediğini bilen kişiler olmalı. Aslında tır parkıyla ilgili tek gerçek planlı değil geçici çözüm olarak buranın bulunmasıdır. Ben 5 sene sonra bizi buradan da çıkarırlarsa hiç şaşırmam.

BÜRO DEVİRLERİNDE HAKSIZLIK VAR

Bir diğer sorunda büro devirlerinde ki düzenleme. Encümen kararına göre eskiden büro devirlerinde kira artışı % 100’dü. Şimdi bunu %15’e çekeceklermiş. Başlangıçta devir alanların kirası 500-600 liralardan 1.100-1.200 liralara çıktı. O zaman devredilmeyen bürolar şimdi devredildiğinde alan 700-800 TL para ödeyecek. Bu aradaki farklar buradaki esnaf arasında haksız rekabet yaratmayacak mı? Çünkü artışları falanda düşünürseniz geçtiğimiz dönem devir alanla, bu yıl devir alan arasındaki kira farkları 800-1.000 liraları buluyor. Bu çelişkinin sorumlusu kim? Esnaf mı?

BİZ SAHİP ÇIKMAZSAK BANDIRMA’YA KİMSE SAHİP ÇIKMAZ.

Bandırma ve bölgenin gelecek sanayi yatırımlarıyla birlikte çok önemli bir gelişim kaydedeceği biliniyor. Sizce Bandırma buna hazır mı?

Hayır, kesinlikle hazır değil. Bandırma hazır olmadığı gibi bunun farkında da değil. Mesela başlangıçta konuştuğumuz gibi Balo projesi için Balıkesir çok önemli bir lobi gerçekleştiriyor. Bu çok doğal ve haklılar. Çünkü proje çok önemli ve kurulduğu kentin kalkınmasına önemli katkılar sağlayacak. Peki, biz ne yapıyoruz. Hiçbir şey. Bir şey yapmak şöyle dursun ne olacağından bile tam olarak haberimiz yok. Türkiye’nin her kesiminde yatırımcı gelsin bölgeyi kalkındıracak projeler geliştirilsin diye çaba sarf edilir. Bizse armut piş ağzıma düş diyoruz. Bu günün ekonomik şartlarında o devirler geride kaldı. Önümüzde Bandırma’nın geleceğine önemli katkılar sağlayacak bir proje var ve Bandırma bunun göbeğinde yer alıyor. Buna rağmen bazı kesimler Bandırmayı buradan çıkarıp işin kaymağını yeme niyetinde bizimse sesimiz bile çıkmıyor. Ben basından takip ediyorum. Bu projeye sizin kadar önem veren ve yazıp çizen kimse yok. Yoksa biz uyutulmaya mı çalışılıyoruz. Biz uyurken de birileri önümüzden aşımızı mı alacak? Ben Sayın vekillerimizden başlayarak tüm yöneticilerimizin bu ve bunun gibi Bandırma’nın ekonomik anlamda önünü açacak, vizyonunu genişletecek projelere sahip çıkmasını istiyorum. Sadece onlarda değil. Bu görev hepimizin. Bu tür konularda tüm Bandırma olarak mücadele etmeliyiz ama başımızdaki insanlarda bizi bilgilendirmeli, eğitmeli ve yönlendirmeli. Bandırmalı olarak biz kentimize geleceğimize bölgemize sahip çıkmazsak, bize kimse sahip çıkmaz. Bandırmalıya değil, bölgeye sahip çıkarlar, bizde ağzımız açık çoktan dalından koparılıp alınmış o armudu bekler dururuz. Herkesten rica ediyorum. Son altı ayda siyasilerimizin gündemdeki açıklamalarına bakın. Tartışmalarına bakın. Bu kadar önemli konular varken onların ne söylediğini inceleyin. Hepsi ıvır zıvır. Daha ne söylemeliyiz ki, birde bunları anlatamıyoruz. Daha ne yapalım yani elimize dövizleri alıp sokaklarda mı yürüyelim. Büyüklerimizin bu konularda bizden daha aklıselim ve daha yönlendirici davranması lazım ama bu olmuyor. Son olarak üzerine basa basa şunu söylemek istiyorum Bandırma ve bölgemiz için çok önemli bir gelecek senaryosu var. Bence bunun yönetmeni başrol oyuncusu her şey belli ama Bandırmalı bu senaryoda figüran bile değil. İşte Bandırmalının biran önce bunun farkına varması gerekiyor.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz