izmir escort rokettube sex

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

BANDIRMA BOR İŞLETMESİNDEN İZLENİMLER

, kategorisinde, 23 Nis 2013 - 16:31 tarihinde yayınlandı

erhan gocmen (2)Geçtiğimiz hafta Bandırma Bor ve Asit işletmeleri müdürü Sayın Recep Şekercinin Bandırma yerel gazetecilerine verdiği davet üzerine Bor işletmesinde bir dizi incelemelerde bulunma fırsatını yakaladık. Öncelikle bir kamu işletmesinin basına karşı gösterdiği bu hassasiyeti nedeniyle teşekkür etmek istiyorum. Ve bir tanıtma ve bilgilendirme gezisi olarak bulunduğum bu kısa süre içinde konuşan veya iş yapan kim olursa olsun yaptıkları işlerden bir keyif, bir gurur duymakta olduklarına tanık olduğumu bunun da personele büyük bir özgüven yüklemiş olduğunu gördüm. Bu ortamı sağlayanlara ve bu ortama emek veren tüm çalışanlarımızı taktir ve tebrik etmekistiyorum.
İyi hazırlanmışlar. Tanıtım bilgilerinin hem görsel olarak hem de bizlere hazırlan dosyalar içinde verilmesini işletmenin bu işi ne kadar ciddiye aldığının bir başka göstergesi olduğunu düşünüyorum. İşletme giriş kapısından içerde yapılan gezilere kadar işletmenin bir askeri birlik ciddiyetinde olduğunu ve bu bağlamda da gelinen başarılı noktalarının çok da boşuna olmadığını şu yakaladığım görüntülerden dolayı söylemek de mümkün sanırım.
En baştan söylüyorum, bu ziyaret esnasında gördüklerimden ve de bize allatılanları dinledikten sonra böyle çok önemli bir kurumumuzu sırtında taşıyarak ulaşılan başarıya ortak olduklarını düşündüğüm tüm Bandırma Bor ve Asit işletmeleri personelini candan kutluyorum. Başarılarının devamını dilerken elimizde kalan diğer tüm kamu işletmelerine de örnek olmalarını diliyorum.
Sanıyorum BOR madeni hakkında son yıllarda yapılan tartışmaları iyi biliyoruz. Bor madeni gerçekten bu gün olduğu kadar gelecekte de dünyada adından en çok söz ettirecek çok değerli bir maden türü. Bu gün diyor işletme müdürü Recep Şekerci, dünyada her yıl 4 milyon ton bor madeni kullanılmakta ama bizde ise bu madenden tam 4 milyar ton bulunmakta. Yani sahip olduğumuz değerin bilincindeyiz ve buna göre geleceğimizi kurmaya çalışıyoruz. Elbette doğru ve hatta ekliyor her alanda kullanılmakta olan bor madeninin önümüzdeki günlerde daha da yaygınlaşabileceğinin altını çizerek mümkün olabildiği ölçülerde gayretlerinin ürün yelpazelerini genişletmek olduğunu söylüyor sayın Şekerci.
Ve sevinelim ki, daha düne kadar işlenmeden satılan Bor madeni artık bizim fabrikalarımızda işlenerek satılmakta. 2012 rakamlarıyla geçtiğimiz yıl yaklaşık 1 milyar dolarlık ihracat yapılmış. Sadece dışarıya değil iç piyasaya da veriliyor artık. Örneğin bu gün fabrika olarak kurdukları AR- GE çalışmalarıyla 8000 ton kapasiteli Zirai Bor gübresinin üretildiğini, her türlü tanıtma ve sevkiyat hazırlıkları yapılarak satışa hazır olduklarını anlatıyor sayın Recep Şekerci.
Özellikle RAFİNE BOR üzerinden son beş yılın çalışmalarının anlatıldığı grafiklere baktığımızda 2007’de 89 milyon Tl.olan satış hasılatının 2012 yılında 378 milyon Tl. gibi çok önemli rakamlara yükseltildiğini görüyoruz. Ve bu arada da 2007 ‘de Bor ve Asit İşletmeleri olarak 17 milyon Tl. zarar eden bir fabrikanın 2012 yılını ise 90 milyon karla kapatmış olması bana yıllar önce her çalışma yılını zararla kapatan kamu fabrikalarımızın halini hatırlattığını söylemeliyim.
İşletme müdürümüz Sayın Şekerci ile ilk kez karşılaştım. Bir saat brifingini izledim. Sonra yenileştirilen tesislerini, geliştirilen tesislerini dolaştım ama hem kendisinde ve hem de çalışma arkadaşlarının üzerinde geçekten inanılmaz bir BAŞARMIŞ ve BAŞARIYI HEDEFLEMİŞ bir heyecanın varlığına tanık oldum. Ve fabrikadan ayrılırken içimde aman bu fabrika özelleştirilmesin, burası, böyle çalışanlar olduğu sürece asla özelleştirilmemeli diyordum. Ve unutmadan toplantıda özelleşme konusu da gündeme geldi ve bu konuda bor madenin işletme ve pazarlama gibi kendi öz işlerinin yani hizmet alımları dışında özelleşmesinin mümkün olmadığı ifade edildi, bunun da önemli bir söylem olarak not etmemiz gerekiyor.
Ve baktığımızda gerek kapasite arttırma yatırımları gerekse ürün çeşitliliği üzerine yapılan yatırımların hızla sürdürüldüğü tesislerde bir de işletmemizin kendi teknik elemanlarıyla yapılan ağır makinaları görmek fırsatımız da oldu. Daha düne kadar gerek yedek parça gerekse tamir ve bakım için günlerce haftalarca bekleyerek üretimde duruşlar yaşayan işletmenin artık geliştirdiği önemli projelerle kendi işini kendisini görebildiğini öğreniyoruz. Örneğin burada bir Türk işletmesi tarafından 6 ay 15 gün gibi çok kısa bir süre içinde yapılan devasa bir öğütme tesisini gördüm. Tamamen Türk mühendis ve işçileri tarafından yapılmış bir tesis. Hemen aklıma bu milletten bir şey olmaz diyenler geldi. Sık sık söylediğim gibi Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir sözlerini işte bu çalışkan vatandaşlarımız için yıllar önce söylerken boşuna söylemediğini hatırlatmak istiyorum. Kıskananlar çatlamaya devam etsinler, ben Türk işçisiyle, Türk mühendisi ile Türk yöneticisi ile gurur duyduğumu bir kere daha haykırıyorum.
Bu arada Bor ve Asit fabrikalarımızın çevre ile olan ilişkilerinden de söz edildi.. Çevre konusunda duyarlıklarını anlattılar. Örneğin boraks grubu atık arıtma tesislerini gördük. Liman yükleme tesislerinin modernizasyonuna tanık olduk. Deniz kenarında bulunan asit fabrikasından dışarı kaçan gazların varlığını soruldu. Yapılan yeni ve modern uygulamalarla bu gün normal şartlarda dünyada kabul gören emisyon miktarından bile %50 daha az bir emisyonun olduğu ifade edilerek yapılan çalışmaların daima çevre mevzuatlarına uygun olduğu ve çevre dostu üretimin amaçlandığı belirtilmiştir.
Sonuç olarak girerken sıradan bir fabrika görüntüsü düşündüğümü ama işletmeden ayrılırken yapılanlarla gurur duyan bir düşünce içinde olduğumu itiraf etmeliyim. Ancak yine de bu yapılanların artık kişilerle sınır olmamasını diliyorum. Sürdürülebilir bir çalışma temposunu artık ulus olarak yakalayarak rekabet ve pazarlamada öne geçmek mutlaka hedefimiz olmalı..

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz