Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Balıkçılardan protesto

kategorisinde, 02 Eyl 2012 - 20:19 tarihinde yayınlandı

Av yasağının sona ermesiyle birlikte “Vira Bismillah” diyen Bandırmalı balıkçılar limana elleri boş döndü. Balıkçılar teknelerin boş dönmesinin sebebinin avlanma mesafesinin 24 metreye çıkartılmasının önemli etkisi olduğunu dile getiriyorlar. Bandırma Balık Halinde toplanan çok sayıda balıkçı bakanlığın bu uygulamasına tepki gösterdi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği AB Uyum Komisyonu ve Bandırma Ticaret Odası Başkanı Osman Kocaman yaptığı basın açıklamasında “Sabırla beklediğimiz balıkçılık sezonunun açılış günü olan 1 Eylül balıkçılığın hasadı Türkiye’de balığın bollaştığı ucuzlaması gerektiği gün olması lazım iken maalesef bayram günümüz matem gününe dönüşmüştür” dedi.

-Tekneler boş gelemeye devam edecek
Çıkan yeni sirkülerle birlikte kıyı ve gırgır balıkçılığının büyük bir sıkın içine girdiğini dile getiren Kocaman “ Yeni sirkülerle 24 metreden daha sığ sularda gırgırla balık avcılığı yasaklandığı için dün gece 12.00’de vira bismillah diyen teknelerimiz sabah limana elleri boş dönmüştür. Bu yaklaşık tekne başına 2-3 ton mazot, her teknede 20-25 arasındaki tayfanın ekmek yemesi demektir. Bu tekne sahipleri ve ailelerinin mağdur olması anlamına gelmektedir. Eğer yasak devam ederse Marmara Denizinin kıyı balıkçısı avcılık sezonunu boş geçirecektir” şeklinde konuştu.

-Coğrafi yapıya göre istisnalar uygulanmalıdır
Türkiye’de bulunan 500 gırgırın 400 adedinin küçük ve orta boy gırgırlar olduğunu anımsatan Kocaman, bunlarında boyları 14 ila 30 metre arasında değişmektedir. Bu gırgırlarında 24 metre ve üzerinde avlanmaları söz konusu değildir. Uygulamadan sonra ülkenin her yerinde balıkçılar elleri boş dönmektedir. Biz balıkçık sektörü olarak bununla çok mücadele ettik. Fakat bakan ve bakanlık teşkilatına derdimiz anlatamadık. İşte durum ortada denize çıkıldı, balık arandı. Tekneler boş döndü. 3 aylık geçiş döneminde bu yasak uygulanmamalıdır. Bu süreçten sonra mesafenin 24 ila 40 metre arasında olmasında bir sakınca yoktur. Zaten balıkçılar olarak bizde buna karşı değiliz. Göçmen balık göçmeli ama tekrar gelmedi. Şimdi deniliyor ki Avrupa’da 50 metre kıyıda yasak var. Ben aynı zamanda TOBB AB Uyum Komisyonuyum AB müktesebatının kitabını yazdık. Tercüme ettik sektörümüze kazandırdık. Avrupa’da 30 metreye müsaade edilen yerler vardır. Her ülke kendi coğrafi yapısına göre istisnalar tanır. Bu bölgeler belirlenir. 30 metrede de 24 metrede çalışabilirsiniz. Bu bölgede çalışılacak balıkçılar belirlenir ve kendilerine bu haklar tanınır. Dolayısıyla bizimde burada istediğimiz. Sürdürülebilir balıkçılıktır. Buradaki esas sıkıntı 3 aylık balığın göçtüğü dönemde bu balığın avlanamamasıdır” dedi.

-Yıllık kaybımız 1 milyar dolar olacak
Kocaman şunları söyledi “Kıyıya bağlanmış olan tekneler bu şekilde kalmaya devam ederse Gayri Safi Milli Hâsıladan kaybımız yaklaşık 1 milyar dolarlık olacaktır. Türk halkı pahalı balık yiyecektir. Bu gün Bandırma Balık Haline bir miktar lüfer geldi. Onlarında tanesi 40 ila 50 TL arasından satıldı. Palamutların ise çifti 25 TL’den satıldı. Siz 25 Tl’ye toptan satılan ucuz protein kaynağı olan bu balığın vatandaş tarafından ne kadara tüketeceğini düşünmeniz lazım. Bu konu sadece balıkçıların konusu olarak kalmamalıdır. Balıkçılara vatandaşta destek vermelidir. Biz aylar boyunca sardalye ve hamsiyi 5 TL’den halka perakende olarak ulaştırmayı beceren bir sektörüz. Bu imkanlardan halkın mağdur olması sıkıntıları da beraberinde getirecektir. Hepiniz hatırlarsınız geçmiş yıllarda Türkiye’deki enflasyon endeksi ucuz balık sayesinde düşmüştür. Eylül-Aralık ayına kadar enflasyon üzerinde balık bir tür baskı oluşturmaktadır. Gıda fiyatlarında baskı oluşturmaktadır. Balık bol ve ucuz olduğu zaman tavuk ve kırmızı et fiyatları ucuzlamaktadır. Şimdi bu imkanda ortadan kalmaktadır. Türkiye yılda 280-300 milyon dolar arasında balık ithal etmektedir. Bu katlanarak artacaktır. Bizim dış ticaret açığında bunun önemli bir etkisi olacaktır. Dolayısıyla halkımızın ihtiyacı olan balık Akdeniz ülkelerinden ithal edilecektir. Bu karar değişmezse önümüzdeki günlerde hepimiz bundan etkileneceğiz” 3 Eylül 2012 tarihinde sektör temsilcileri olarak Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile görüşeceklerini açıklayan Kocaman, bu toplantıda bakanlıktan almış olduğu yanlış karardan dönmesini talep edeceklerini söyledi.

-Teknik olarak uygulanması mümkün değildir
Yeni sirkülerin uygulamasının teknik olarak zor olduğuna dikkat çeken Kocaman “Gırgır 24 metreye ağını atmaya başladığı zaman bir ucu illaki 15 metrelere inecektir. Akıntı yapacaktır. Akıntı mutlaka tekneleri kıyıya doğru çekecektir. Dolayısıyla gırgırlar Sahil Güvenlik botu geldiğinde cezayı işleme maruz kalacaklardır. İki defa cezai işleme maruz kalan balıkçıların ruhsatları iptal edilecektir. Bu uygulama balıkçıyı yasalara karşı gelen yada denizin hırsızı pozisyonuna sokacaktır. 24 metre uygulanabilir bir durum değildi. Bakanlık temsilcileri bilim adamlarının böyle bir rapor hazırladığından bahsediliyorlar. O bilim adamalarını sektör temsilcileriyle tartışmaya davet ediyoruz. Buyursun Bandırma’da gelsinler. Hep beraber konuşulsun. Bu memleketteki bizim balıkçı reislerimiz dün balıkçı olmuş değiller. Hepsinin dedeleri ve babaları da balıkçıydı. Biz nesiller boyu balıkçıyız. Çocuk ve torunlarımızda bu mesleği sürdürmesi istiyoruz. Biz sürdürülebilir balıkçılıktan yanayız. Dolayısıyla balıkçıyı denizin canavarı gören zihniyeti de eleştiriyoruz” dedi.

-Türkiye’nin aktif sirküleri olması gerekiyor
Türkiye’nin aktif bir sirkülerinin olması gerektiğini dile getiren Kocaman “ Eskiden sirkülerler 1 yıllık yapılırdı. Sonra 2 yıla şimdide 4 yıla çıkartıldı. 4 yıllık sirküler olmaz. 3 yada 6 ayda değişiklikler yapılması gerekir. Bazen balıkçılıkta sıkıntı vardır. Anlık yasaklar konulabilir. Bakanlık 1-2 ay şu şartlardan dolayı balığın avlanmasını yasakladık diyebilir. 4 yıl boyunca denizlik şartları aynı kalmaz ki biz sürekli kendini yenileyebilen bir sirküler yapmıyoruz. Bakanlık temsilcileri 4 yıl sirküleri yapalım sonrada kenara çekilelim anlayışı içerisindeler. Bu doğru bir yaklaşım değildir. Balık sirkülerleri gerekirse aylık müdahalelerle sektörün ve toplumun menfaatine göre değiştirilmelidir. Gerekirse 24 metreyi değil 11 metreyi de yasaklarsınız. 2016 yılında görüşmek üzere anlayışla hazırlanan sirkülerle bu iş yürütülemez. Avrupa’’da bunun örnekleri vardır. Bakanlık sürekli balıkçıyla beraber bu işin içerisindedir. Bilimle ve balıkçıyla beraberdir.”

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz