UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,88 / Satış: 3,89
€ EURO → Alış: 4,57 / Satış: 4,59

Asimetrik dış politika üzerine…

Asimetrik dış politika üzerine…
  • 17.10.2017

Ne yazık ki son 50 yılımız genellikle Orta Doğu sorunlarıyla bağlantılı sosyal, siyasi ve askeri tartışmalar içinde geçiyor. 1980’li yıllarda PKK ile başlayan sonra Suriye ile devam eden ve ardından Irak savaşı ile başlayan sürecin sonunda ortaya çıkan görünüme baktığımızda tastamam parçalı bir Orta Doğu ile karşılaştığımızı söyleyebiliriz. Ve bu bağlamda baktığımızda her parçanın daha doğrusu her bölünmenin gerek bölgesel gerekse küresel manada yeni yeni sosyal ve siyasi sorunlar üretmekte olduğuna da şahit oluyoruz.

Baktığımızda bölgesel olarak, bu gün dünyada bu sorunlardan en çok etkilenen ülkenin Türkiye olduğunu sanırım hepimizin çok iyi bildiğini düşünüyorum. Terör faaliyetleri, göçler, yardım faaliyetleri, siyasi anlaşmazlıklar hep bizim yanı başımızda ve de çoğunlukla bize karşı yapılmakta olduğunu görüyoruz.

Ve maalesef, ülke olarak bir taraftan 80 milyonun eğitim, ticaret, işsizlik gibi geçim dertleriyle uğraşırken öte yanda da ulusumuzun bekasını düşünerek atılmasını gerekli bulduğumuz siyasal adımları atmaya çalışan bir ciddi görev içindeyiz.

Ne yazık ki bu coğrafyadaki sorunlara baktığımızda karşımızda sadece bölgesel aktörler bulunmuyor. Başta süper güçler olmak üzere yakın, uzak fark etmiyor, bir çok ülkenin bölge toplumlarıyla ilişkili olduğunu söylememiz gerekiyor.

Ve böylesi karışık bir ortamda ülke siyasetçisi olarak nasıl bir yön ve nasıl bir çözüm veya çözümler stratejisi kurmak gerekir derken bu sorunun cevabının da çok zor verilebileceğini düşünüyorum? Daha doğru bir tespitle, hemen hemen her gün değişen sosyal ve siyasi oluşumlar karşısında istikrarlı bir dış politikanın yapılabilmesi ne kadar mümkün olabilir ki?

Gerçekten de karşımızda bir kişi, iki kişi yok ki, oturup, konuşup anlaşabilelim. Dediğim gibi gizli saklı, açık onlarca örgüt, onlarca devlet, onlarca menfaat var karşımızda. Aslında zorlukları görüp de sırf eleştirmek adına zorlukları görmezden gelmekte çok yanlış. Sonuç da koskoca Orta Doğu mahvoldu. Milyonlarca insan öldü. Ne ekonomi kaldı ne de sosyal bir hayat. Ufukta bir çözüm de görünmüyor. Ne yazık ki bazılarımız da bu koskoca çerçeveye ait sorunların Türkiye tarafından ortaya konulduğu gibi hayali ve gerçek dışı bir düşünce peşinde olduklarını üzülerek söylemek istiyorum.

Aslında böyle çelişkileri çok, menfaat ilişkileri çok fazla olan böylesi ortamlarda muhalefet etmekte çok kolay. Dolayısıyla dün böyleydi de bu gün ne oldu da her şey değişti eleştirisinin sıradan bir eleştiri olacağını artık görmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Elbette Türkiye olarak geçmişte zaman zaman yanlış işlerimizde oldu ancak son zamanlarda uluslar arası ilişkilerde kabul gören çalışmalar da yaptığımızı, bu bağlamda insiyatifler alarak başarılı girişimlerimizin olduğunu ve olmaya devam ettiğini de söyleyebiliriz.

Sonuç olarak asimetrik politika( televizyonda duydum ve inanılmaz doğru bir tespit bence) derken maksadım, iç siyasete uygun, toplumun isteklerine yakın ve en önemlisi ulusal bekamıza zarar vermeyecek politika değişikliklerinin bu coğrafyada olabileceğini söylemek istedim.
Esen kalınız.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ