UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,53 / Satış: 3,54
€ EURO → Alış: 4,13 / Satış: 4,15

Arda’nın Dramı

Arda’nın Dramı
  • 08.06.2017

2016 yılında İSPANYA- TÜRKİYE maçı oynanıyordu. İspanyolların ezici bir üstünlükle götürdüğü oyunda skor 4-0 olmuştu. Tribünler kaptan Arda’yı ıslıklamaya başladı. Milli takım kaptanı belki de tarihinde ilk kez ıslıklanıyordu. Doğal olarak Arda oyundan koptu. Ama o gün başka bir şey daha oldu. Arda’nın kendi halkı tarafından ıslıklanmasından etkilenen Barcelona’ dan takım arkadaşları Andreas İniesta, Pike, Buskez gibi İspanyol oyuncularda oyundan düştü.
İniesta önderliğindeki İspanya milli takımı oyunu rölantiye aldı, top çevirmeye başladı. 7-8-0 yapacakları maçı Arda’ nın ıslıklandığı andaki skor olan 4-0 da bıraktılar. Ardından Arda ağlayarak oyunu terk etti. Maçın sonrasında İniesta, Pike, Buskez Türk milli takımının soyunma odasına giderek Arda’yı teselli etmeye çalıştılar.
Takım arkadaşlarının yaptığı bu asil davranışı salt İspanyol ya da Avrupa kültürü olarak yorumlarsak olayı eksik bırakmış oluruz. Bu olay bir Türk futbolcusunun futbol tarihinde eşine hiç rastlanmamış, hiçbir Türk futbolcusunun yaşamadığı ve hiçbir Türk futbolcusunun bugüne kadar alamadığı en büyük ve en görkemli ödüldür. Ödüllerin parayla, pulla, kupayla falan ilgisi yoktur. İşte bir futbolcu için gerçek ödül arkadaşlarının yaptığı bu inceliktir. Arda Turan bunu başarmış dahası hak etmiş bir kişiliktir.
Son yaşanan olaydan hemen sonra toplumun NEGROFİL ve LİNÇ kültürü anında devreye girdi. Aklı başında sandığımız yazar, çizerler bile genlerimizdeki bu kültürün etkisiyle birikmiş öfkelerini Arda’ya bocaladı.
Elbette bu durum olağan dışı, sürpriz falan değil. Kavgadan ve kaostan beslenen bir toplumdan başka davranış beklemek hayal.
Arda’nın gazeteciye uyguladığı şiddet, aslında, düşünce, felsefe, sanat girmeyen bu topraklarda doğup büyümüş, ardından özel yeteneğiyle uygarlığa taşınmış, paraya, şöhrete, kavuşup her türlü yalakalığa mazhar olduktan, her türlü ve her türden insanın manevi tecavüzüne uğradıktan sonra bu ülkenin haline attığı çığlık, bu topluma ve bu sisteme karşı direniş ve isyanın ta kendisidir.
Spor basınından, televizyonculara, magazinlerden, paparazzilerin 24 saat peşini bırakmadığı ondan sürekli malzeme üreterek piyasaya sürdükleri ve her türlü yalan, dolanla mayalandıkları bir sistemde genç bir insanın sinir sisteminin makul sınırlarda seyretmesi olanaksızdır.
Para, mülkiyet, şan, şöhret, unvan, sıfat bütün bunlar İKTİDAR denilen zehirin ayrı türleridir. Ve bütün bunların hepsi insanın hayvani duygularını tetikler. Rönesans ve Reformunu yapamayan bizim gibi toplumlarda İKTİDAR denilen hayvani duyguyu ıslah etmekte pek mümkün değildir.
Arda Turan bir sonuçtur. Ve kesinlikle sonuca gelinen nedenleri incelemeden, bilmeden, anlamadan ona saldırmak klasik bir şark ahlakı ya da ahlaksızlığıdır.
Bir kez olsa da niye suçu insanda değil de, sistemde aramayı denemiyorsunuz.? Zor geliyor değil mi…? Ama Bayrampaşalı bir genci önce İKON yapıp, ardından yerlerde süründürmek çok daha kolay ve zahmetsiz size göre…
Bir gün şöhrette biter parada, pulda yani iktidar da. Tarihte sonsuza kadar süren bir iktidar hiç var olmadığına göre…!
O yüzden Ardanın sığınacağı tek gerçek Bayrampaşa’da yediği peynir ekmek ve ailesidir. Çünkü her insan er ya da geç aslına döner. Asıl olan, bu tip insanların en az tahribatla gerçeğe yani kendilerine dönmeleridir.
Yıllardır söylediğim Aforizmamı tekrarlıyorum.
Yeryüzündeki canlı türlerinin en kahpesi insandır.
Ve yine yeryüzündeki en kahpe oyun futboldur.
Arda Turan birazda bu ayrılmaz ilişkinin sayısız kurbanlarından biridir.
Kim bilir. Belki de böyledir…!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ