Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
.

AMATÖR KULÜPLER ÜZERİNE…

, , , kategorisinde, 05 Oca 2014 - 17:49 tarihinde yayınlandı

erhan gocmen (2)TSK’den emekli olduğum 1992 yılından bugüne kadar yaklaşık 20 yıl boyunca amatör futbol dünyasına karışıp amatör futbola hizmet etmeye çalışan biri olarak amatörler sokağına baktığımda maalesef bu sokağın sakinleri olarak hemen hemen hep aynı yüzlerle karşılaştığımı itiraf etmeliyim.
Genellikle mahalleli dediğimiz, yani mahallenin yıllardır adeta demirbaşı olan esnafı, futbolcusu ve mahallelinin emeklisinden oluşan adeta daimi diyebileceğimiz bir kadronun işin başında olduğunu söylemek isterim.
İyi de bu mahallede oturan veya ne bileyin bulunduğu semtle ilgisi olan mühendisler, doktorlar, emekli subay veya emekli yüksek bürokratlar, iktisatçılar, avukatlar, mimarlar, eczacılar, tüccarlar gibi gerek maddi olarak gerekse kültürel açıdan bulunduğu mahalle ve semt takımlarına destek olabilecek vatandaşlarımız nerelerde acaba?
Aslında bu sorulara cevap ararken bir de amatör kulüplere yönetici ararken neden hep futbol oynamış adamların yönetimlerde olması gerekir gibi benimde çok yanlış bulduğum bir algının varlığından de söz etmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Neden yanlış bulduğuma gelince; öncelikle bir futbol kulübü olarak düşündüğümüzde biri A takımı diğeri de genç takımı olmak üzere önümüzde en az 50 kişilik genç bir sporcu grubunun olduğunu düşünmemiz gerekiyor. Dolayısıyla böylesine geniş bir kadronun yönetimi de önemsenmeli bence. Örneğin bu kulübün maddi konuları için en azından ekonomiden anlayan bir yöneticisi, sağlık sorunları için bir sağlıkçı personelin, yine spor eğitimi için bir eğitimci, oyuncularının birlikte çalışmalarını sağlayacak moral ve motivasyon çalışmalarını yürütebilecek bir başka kişiye kadar ve hatta kulübün halka dönük ilişkilerini düzenleyebilecek diğer birikimli şahıslara kadar değişik branşlarda gençlere karşılıksız destek olabilecek bir sivil dernek çalışmasının hala ülkemizde hayata geçiremediğimizi söylemek isterim.
Burada vurgulamak istediğim hususun ben artık yıllardır yapmaya çalıştığımız sıradan kulüpçülük anlayışlarını bırakarak daha çağdaş yollarla gençlerimizi sporla beraber sosyal hayata da hazırlayabilme yollarına girmemiz gerektiğini düşünüyorum.
İşte geçtiğimiz hafta Balıkesir’den gelen Ovaköy takımına baktığımızda sahada sadece bir yönetici ve 11 sporcuyla maça çıktılar. Yedekleri dahi yoktu bu takımın. Ama ne vardı biliyormusunuz ? Sahada eksik de olsalar amatörce mücadele eden amatör ruhlu 11 cesur adamları vardı. Bir kere daha onlara buradan takdirlerimiz sunuyorum ve diyorum ki artık bu tarz görüntülerin spor hayatımızda olmaması için radikal kararların mutlaka alınması gerektiğini düşünüyorum.
Buradan gelmek istediğim konu aslında şu; kulüpçülüğün artık 11 çift ayakkabı ve 11 forma temini ile yapılamayacağını, bu işlerin uzun soluklu ve de zor işler olduğunun bilinmesinin yanı sıra yine bu işlerin zaten kısıtlı gelirleri olan futbol emekçilerinin katkıları, küçük esnafların maddi ve manevi desteği ile asla olamayacağını söylemek isterim.
Demem o ki artık ticari işletmelerimizde olduğu gibi spor hayatımızda da bilimsel çalışmalara kapıları aralayabilecek yönetici ve de yol gösterici birikimli insanlara da ihtiyacımızın olduğudur.
Tamam ama bu konuda semtlerimizde oturan, yaşayan yukarıda saymaya çalıştığım emekli veya çalışan vatandaşlarımızın da yahu ne oluyor şu amatörler dünyasında gibi azıcık bu yöne doğru ilgilerini göstererek sahalara/ kulüplere uğramaları da önemli bence. Unutmayalım ki bu ülke, bu toplum her yönüyle bizim geleceğimizdir. İyi bir gelecek içinde sadece kişisel kazanımların, şahsi başarıların bazen yetmediğini, toplumun ancak birlikte yükselmesiyle refah ve güzelliklerin farkına varılabileceği asla unutulmamalıdır.
Sonuç olarak kapanmaya yüz tutan amatör kulüplerimize ilgilerimizi artırmalıyız. Bu sadece futbolda değil, atletizm gibi diğer dallara da ilgi olmalı. Bu yönde başta kaymakamlıklar ve belediyelerimizin öncülüğü ile yaygın spor çeşitliliğinin yanı sıra amatör kulüplerimize dönük eğitim faaliyetlerinde faydalı olabilecek fahri çalışmaların başlatılmasından yanayım. Unutmayalım ki spor çağdaş sosyal bir yaşam için adeta alt yapı niteliğinde olan bir çalışma türü olup ferdi olarak değil ekip çalışmalarıyla ancak başarılabilecek bir konudur.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

manavgat escort manavgat escort bayan belek escort manavgat escort escort manavgat seks hikaye sex hikaye side escort eryaman escort sex hikaye