Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

AMATÖR FUTBOL VE SPORDA ÇEŞİTLİLİK

, kategorisinde, 14 Haz 2013 - 15:04 tarihinde yayınlandı

erhan gocmen (2)Her geçen sezon biraz daha kan kaybederek sürdürdüğümüz amatör futbol dünyamızda görüyor ve anlıyoruz ki yeni değişiklik yaşanmayacak. Dün Bandırma’da yapılan amatör futbol panelinden ayrılırken geriye dönüp acaba iki saat içinde neler konuşuldu diye düşündüğümde birkaç anlatılan anı dışında koskocaman bir hiçle karşılaştığımı söylemeliyim . Özellikle İstanbul’dan gelen misafirlerimizin Amatör futbol yerine Türk futbolunun genellemesini yapmalarını pek anlayamadım doğrusu. Daha da önemlisi buraya gelirken amatör futbol üzerine sanki hiç hazırlık yapmadan geldiklerini düşünüyorum.
Amatör futbol denilince bu gün bu sporun içinde olanlardan çok büyük bir bölümünün futboldan daha çok öncelikle saha sorunlarımızın had safhaya ulaştığını, maddiyat sorunlarının ise bir çok çalışmayı engelleyecek bir büyüklükte olduğunu, sosyal ve de psikolojik eğitimlerin ise hiç konuşulmadığını söyleyeceklerdir. Gerçekten bugün çevremizdeki hangi yerleşim alanına bakarsak bakalım sadece futbol değil diğer pek çok spor çeşidi için uygun alanların olmadığını göreceğiz.
Hele hele bu gün dünyada sporun alt yapısı olarak görülen okullarımıza bakıyoruz oralarda da spor alanları olarak büyük sorunları olduğunu görüyoruz.. Ne spor yapabilecek alanları var ne de kapalı spor salonları. Malzemeleri dahi bulunmuyor okullarımızın. Dolayısıyla sporu yaptıramadığımız gibi sevdiremiyoruz da. Örneğin ne zaman Bandırma Sanayi futbol sahasına gitsem 3-5 seyircinin yanı sıra seyirciden daha çok 5-10 polis dışında kimseler yok sahaların etrafında.
Bakınız bütün bu söylediklerimin sadece Bandırma için olmadığını da bir kez daha belirtmek isterim. Mesele hepimizi ilgilendiriyor. Sporun aslında bir toplumun çağdaşlığına dönük çalışmaları olarak çok önemli bir değerlendirme aracı olduğunu da görmemiz gerekiyor. Özellikle takım oyunları olarak gençlerin yetişmesinde liderlik, arkadaşlık, sağlığın önemi, zamanı kullanma, emeğe saygı, özgüvenin gelişmesi, başarıyı alkışlama gibi bir çok çağdaş kavramın erken yaşlarda çocuklarımızın üzerinde oturmasını sağlayan çok önemli bir eğitim kolu aynı zamanda..
Aslında ilgimizde çok az. Örneğin spor örgütlenmesi olarak baktığımızda da toplumsal dinamiklerimizi düzenleyen gerek sivil/resmi yöneticilerimizi gerekse hem eğitim ve hem de gelir seviyesi yüksek vatandaşlarımızın spora dönük ilgilerinin hiç denecek kadar az olduğunu da söyleyebiliriz. Gerek okul sporlarında gerekse amatör kulüpler ve sosyal çevre bazında mimar, doktor, mühendis, subay, ezacı, vali, kaymakam, vekillerimiz, oda başkanlarımız, sosyal kulüp ve dernek başkan ve yöneticileri gibi topluluklara fikir ve düşünceleriyle yön verebileceklerimizin yokluğu gerçekten çok düşündürücü.
Hatırlarsak eğer yıllar önce tek kanal televizyonlu günlerimize baktığımızda ekranlarımızda olimpiyatları izlerken spor çeşitliliğini fark edebiliyorduk. Ama bu gün tüm kanallarımızda sadece futbol var ama maalesef spor yok. Unutmayalım ki spor tüm insanlık için hem fiziksel ve hem de sosyolojik bir ihtiyaç. Bakınız Erdek 18 Eylül Orta okulu spor öğretmeni Niyazi Gülhan’la geçen gün yaptığımız bir konuşmada son iki yıl içinde takım içinde bulunan kız öğrencilerinin birlikte çalışmaları sonucu çok büyük gelişim içinde olduklarını söyledi.
Demem o ki maalesef toplum olarak spor üzerine ne desteğimiz ne de düşüncelerimiz var.
Peki çözüm ne olabilir acaba?
Bakınız bu gün hemen hemen yurdumuzun bütün yerleşim alanlarında park alanlarından kazanılan bir gelir yaratma çalışması var biliyorsunuz. Buralardan elde edilen gelirler bir şeklide o yörenin kent takımları için harcanmakta. Doğru yanlış bilemem ama ben yeterli kaynaklara daha henüz kavuşamayan bu günün yerel yönetimlerimizin kısa zaman da iyi çalışmalar yapabilmesi için bu park parası kaynaklarının okul ve amatör sporlara dönük tesis ve malzeme giderleri için kullanılmasından yanayım. Yani kendi dinamikleri içinde cıvıl cıvıl genç bir nesil yetiştirmek istiyorsak eğer bu kaynakların yerel yönetim birimlerine aktarılmasından yanayım. Örneğin spor alanı yapabilmek için büyük bölümü belediyelerimize, spor sanat ve kültürel eğitime katkı için okullarımıza ve bir bölümünün de yerel baz da çeşitli organizasyonlar yapabilmesi için spor müdürlüklerimize aktarılmalıdır diyorum.
Sonuç olarak mesele çocuklarımızı hayata hazırlama meselesidir. Mesele gençlerimizi bir biriyle sosyal olarak kaynaştırma meselesidir. Mesele olanakları hazırlayanlara saygı duyma meselesidir. Mesele gençlerimizin geleceğe umutla bakma meselesidir. Bu güne kadar çok zaman kaybettik, umarım bunu fark eder yeni tedbirler alırız.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz