Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

‘Amaç’ ta, ‘Araç’ ta belli… ‘Ergenlik dönemi’ işin ‘Sos’u!

kategorisinde, 08 Nis 2013 - 19:38 tarihinde yayınlandı

Merhaba Sayim bey. 30 Mart Cumartesi günü Bandırma’da karşılaşğım bir olayı size aktarmak istiyorum, çok vahim bulduğum bir olay ve bir yankı bulabilir mi arayışı içindeyim.”

Bu satırları yazan kardeşimiz, Biyoloji Bölümünde okuyormuş…

..Ve insan vücudunun işleyişi konusunda az çok bilgi sahibi olduğunu da söylüyor…

Sıkıntısı, insanların vücudunu incelemek değil…

Bir okuldaki garipliği anlamak ve de anlatabilmek…

Bayan olduğu belli olan okuyucumuz, bu kurum açılış tarihini bilmediğini söylüyor…

Bizler de böyle bir kurumun varlığından nice sonraları haberdar olduk…

İsterseniz, bu genç kardeşimizin mektubunu okuyalım karamızı da öyle verelim, ben elçiyim…

 

* * *

Tam tarihini bilmiyorum, fakat yakın zamanda Bandırma’da başarılı, maddi durumu yetersiz öğrencilere eğitim veren Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir kurum açıldı. 7. sınıf öğrencisi olan kız kardeşim yaklaşık 1 aydır bu kurumda eğitim alıyordu. Cumartesi günü kurs çıkışı kendisini almaya gittiğimiz de sınıfların kız-erkek olarak ayrıldığını öğrendik. Yetkililer bunun velilerin isteği doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti. Fakat orada bulunan hiçbir velinin bundan haberi yoktu. Bu ayrılışın sebebini öğrenmek için konuştuğum bir yetkili ve aynı zamanda orada eğitim veren bir öğretmen olan bey bana bu durumu, tamamen ideoloji dışı, sadece ergenlik dönemi çocuklarında yeni yeni filizlenen duygusal eğilimlerin önüne geçmek ve ders motivasyonlarını arttırmak için yapılmış masum bir değişiklik olarak anlattı.”

 

* * *

BURAYA kadarki bölümden anladığım, masumane bir davranış…

Ve iki karşı cinsin birbirlerine olan cinsel dürtülerini önlemek için alınan karar…

Adama sormazlar mı?

Bu küçücük yaştaki, masum çocukların akıllarına cinselliği siz neden getirmek lüzumunu hissediyorsunuz ki?

Ama bu genç kardeşimiz gibi kimse davranamamış ve kabullenmişler…

Nereden bilecekler ki ileride bu ayırımın o körpecik zihinlerde aykırı filizleneceğini?

Aslında bilmeleri gerekli, zira eğitmenler, eğitimciler ya!

Ağaç Yaşken Eğilir”i bal gibi biliyorlar ancak, görmezlikten geliyorlar…

At Gözlüğü” takmışlar da ondan…

 

* * *

Ben Biyoloji Bölümü öğrencisiyim ve insan vücudunun işleyişi konusunda az çok bilgi sahibiyim. Fikrimce bu durum ideolojiden daha vahim bir durumdur. Bu ayrımlar ileride daha yaygın hale gelebilir -ki oldukça mümkün- ve karşı cinslerini tanımayan, bastırılmış duygularla büyüyen, birbirleriyle konuşamayan çocuklar yetişebileceğini düşünüyorum. Karşı cinsini tanımayan bir birey kendini hiç tanımayacaktır. Ayrıca doğal bir işleyiş olarak zaten bir arada bulunması gereken çocuklar normal bir arkadaşğı tanıyamadan büyüyecekler. Bu durum ileride çok ciddi sorunlara gebe olabilir ki günümüzde yaşanan kadın erkek sorunları, evlilik cinayetleri, sevgili cinayetleri, kadının erkeğin hayattaki durumu vs. Birçok konuda etkili olabilecek bir olay. Şu an küçük bir detay görünse de Bandırma’da böyle bir durumla karşılaşmak beni çok tedirgin etti. Gecenin bu saatinde rahatsızlık verdiğim için ayrıca özür dilerim, iyi geceler, saygılar.”dileyen genç kardeşim…

Benim rahatsız olduğum falan yok!

Beni, bizleri bu konuda aydınlattığın için asıl ben sana teşekkür ederim.

Yazımın başğındaki gibi…

Amaç’ ta, ‘Araç’ta belli!

Ergenlik işin ‘Sos’u!

 

* * *

BENCE değerli olan bu mektubun cevabını, ünlü düşünür Albert Einstein’in kız ve erkek çocukları için yaptığı tanımlamayla bitirelim…

 

Kızlarınızı iyi yetiştirin.
Kendi kendilerine yetmeyi öğretin.
Namuslu olmanın yürekten geçtiğini öğretin.
Evden çıkar çıkmaz ilk köşede eteğinin boyunu kısaltmasına gerek olmadığını öğretin.
İstediğini giymeyi öğretin.
İnsanın ahlakının sadece kendi beyninde olduğunu öğretin.
Kıskanılmanın sevilmeyle aynı olmadığını öğretin.
Kıskanılmanın güzel, saygısızlığın kötü olduğunu öğretin.
Beni çok kıskanır, dışarı çıkarmaz, şunu bunu giydirmez diyen adamla gurur duymamayı bunun aslında kendine hakaret olduğunu öğretin.
Arayıp neredesin; kiminlesin vs. diyen adama seni tanımadan önce nasıl davranacağımı bilmiyor muydum haddini bil demeyi öğretin.
Eşlerini aldatan erkeklerin yanındaki ikinci kadın olmamayı öğretin.
*
Oğullarınızı iyi yetiştirin.
Karşı cinse saygı duymayı öğretin.
Gece yarısı evine dönen kadının “aranmadığını” öğretin.
Bir kadının omzuna arkadaş olarak da sarılabileceğini öğretin.
Dokunmaktan korkmamasını öğretin.
Sevmenin değer verme olduğunu öğretin.
Sahip çıkmayla sahibi olmanın farklı olduğunu öğretin.
Bulunmaz hint kumaşı olmadıklarını; olsalar bile burun silinen mendillerinde kumaştan yapıldığını; hiç kimseyi küçük görmemeyi öğretin.
Ama bunları önce kendi içinizdeki çocuğa öğretin…!”

Saygıyla, sağlıkla, sevgiyle kalın…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz