Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Ahlak Bekçilerinden haber var mı Muammer bey?

kategorisinde, 18 Haz 2013 - 18:25 tarihinde yayınlandı

sayim alkazakANKARA Metrosu’ndaki “ahlak anonsu”na itiraz edenler, metro durağında “öpüşme eylemi” yaparak protestolarını göstermişlerdi…

İslamcıfaşizmin ahlak bekçileri de bunun üzerine Ankara’da bir protesto eylemi düzenlemişlerdi…

Bu eylemi beneximsediğimi söyleyemem…

Ancak, İslamcı faşist Paramiliter güçler (henüz bir üniformaları yok) ellerinde palalarla, döner bıçaklarıyla saldırmışlardı…

Buna karşıydım…

Ülkede yaşanan olumsuzluklara karşı sessiz kalan bu kişiler, derhal galeyana gelip böylesi çirkin bir saldırıyı gerçekleştirmişlerdi…

Olaydan sonra da hep birlikte taksilere atlayıp gözden kaybolmuşlardı…

Ellerinde sallamalar,palalar, tekbir sesleriyle harekete geçen bu İslamcı faşizmin paramiliter güçlerinden bu güne kadar bir tekinin bile ele geçirilmiş olmamasını neye bağlamalıyız?

Bu konularda oldukça maharetli olan polisimiz suçluları başarıyla yakalayabiliyorlardı…

Mobese kameralarının dikkatlice izlenmesi halinde, saldırganların kimliklerinin tespitinde önemli bir unsur olduğunu vurgulayan yetkililerden de ses yok…

Neden yakalanamamışlardır dersiniz?

Üst bürokratların ve de makamların korumalarında bulunan diğer çetelerin ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları gibi bunlar da mı öyle yapıyorlar?

İçişleri Bakanı Muammer Güler, Emniyet Genel Müdürü ve Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, ‘Gezi’ direnişinde gösterdikleri başarayı bu konuda da gösterecekler mi?

Ankara polisi, gaz sıkma konusunda gösterdiği mahareti “Ankara Metrosu” eşkiyalarını yakalama konusunda da gösterecekler mi?

Kıyafet Yasası’nı ihlali mi !

1924 yılında Diyanet İşleri Kuruluş Kanunu’yla, sadece Diyanet İşleri Başkanı’nın her yerde dini kıyafeti giyebileceği öngörülüyor…

Diğer din adamlarının ise sadece camilerde, namaz sırasında dini kıyafetleri giyebilecekleri emrediliyor…

Ancak, 3’üncü köprünün temel atma töreninde bunun ihlal edildiğini öne süren bir vatandaşımız (Aslan Özmen) İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran‘ın dini kıyafetle katılmasının bunun açıkça ifadesi olduğunu savunuyor…

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kuruluş ve amacı ise şöyle açıklanıyor:

3 Mart 1924 tarihinde Şeriye ve Evkaf Vekaletinin yerine kurulan, İslam dininin inançları, ibadet ve ahlâk esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmekle görevli kurumdur. Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 429 sayılı kanunla Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığına bağlı bir teşkilat olarak kurulmuştur.

Anayasanın 136. maddesinde; “Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışmayı ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.”

Olayın, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın huzurunda gerçekleştiğinin de altına çizen Özmen, Protokolda 1. sırada Dinyanet İşleri Başkanı’ndan sonra diğer din adamlarının olacağı endişesi taşıdığını da iddia ediyor…

Kasaplara zırhlı eldiven şartı !

RİSK değerlendirimesine göre tehlikeli meslekler sınıfında yer alan kasaplara çelik zırhlı eldiven ve önlük şartı geliyor…

4’üncü pakette yer alan uygulamaya göre, kasap dükkanındaki riskler en geç dört yılda bir yenilenecek…

Yasada yer alan hükümlere göre, kasapların işi bundan sonra giderek zorlaşacak…

Kıyma makinasına olası risklere karşı koruyucu aparak zorunluğu getirilmesi de yeni maliyetler demek olacak kasaplar için…

Hamam’da hemşire (yardımcı sağlık personeli), İş hekimi, iş güvenliği uzmanını öngören amir hükümler, kasaplar için de geçerli olacak…

Bu da ayrıca bir maddi külfet.

Çalıştırmazlar ise neler olacağının çoğu kimse farkında değil…

Şayet bunları çalıştırmıyorlar ise, “iş güvenliği ve sağlık hizmetleri birimleri ile anlaşmayan işyerlerine, her ay için 13.475 TL. para cezası” kesilecek.

Şayet hala hangi kategoriye girdiğinizi bilmiyorsanız, www.yaklasim.com adresinden bunu öğrenebilirsiniz.

Fazla zaman da kalmadı, son tarih 30 Haziran 2013…

 

Saygıyla, sağlıkla, sevgiyle kalın…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz