UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,56 / Satış: 3,57
€ EURO → Alış: 3,99 / Satış: 4,01

AGOP’UN KAZI

AGOP’UN KAZI
  • 29.04.2017



“Agop’un kazı gibi yemek” cümlesini daha önce duymuşsunuzdur. Hızlı yemek yiyen insanlara söylendiğini de… Bu deyime birlikte yenilik getirelim. “Kazın Agop’u gibi yutturmak!” Yeniliği kabul etmek -yutmak-  için masalı tekrar gözden geçirelim.

Bazı masallar yetişkinler içindir.
Bir varmış. Bir yokmuş. Agop Efendi, kazları ile mutlu mesut geçinip gidermiş. Bir gün Agop’un aklına -çılgınca- bir fikir gelmiş. Kazı daha ağır çeksin, kilo alsın diye ekmekleri büyük parçalar halinde zavallının boğazından aşağıya yuvarlamaya niyetlenmiş.
Bakmış işe yarıyor; hayvanlar çiğnemeden ekmekleri mideye indirmeye, şiştikçe şişmeye başlamışlar. Agop Efendi mutlu, kazlar mutsuz; satan mutlu, alan mutlu -sanıyor- zaman geçip gitmiş.

Bir süre sonra Agop Efendi ülkenin en şişman kazlarının elinde olmasıyla, en ağır kazların sahibi olmasıyla gücü ve iktidarı -kaz piyasası- ele geçirmiş. Yani insanoğlu piyasası kaz piyasası olsa da, -adaletsiz- hüküm sürme yolundan geri durmamış. Bizim Agop’un kazları da şiştikçe şişmişler.
Gel zaman, git zaman yine bir gün köyün orta yerinde pazar kurulmuş, Agop Efendi şişman kazlarını dizip başlarında beklemeye başlamış. Gelen, giden kimseyi göremeyince sinirinden deliye dönerek, kazların boğazından ekmek lokmalarını daha çok yuvarlamaya başlamış. Köylülerden biri kazların devasa büyüklüklerine şaşırmış, öylece durup izliyormuş. Agop Efendi bir avcı misali köylünün ilgisini kaptığı anda kazlarını başlamış övmeye. Konuşmaya başladıkça bütün çarşı, esnaf, kim varsa etrafına toplanmaya başlamış.
“En iyisi ben de.”
“En irisi ben de.”
Agop Efendi bağırdıkça, kazlar daha çok şişmeye başlamışlar.
Patlayan ilk kazın kanı Agop Efendinin ağzının ortasına yapışmış. Kazların kanı o kadar öfkeli, o kadar ağdalıymış ki; Agop bir daha ağzını açıp “en” diyememiş. -Hikaye burada sona eriyor-
-evet bazı kanlı masallar yetişkinler içindir-

Hüküm sürme, iktidarı ele geçirme, en iyisi, en irisi, en pahalısı, en ucuzu… Kısacası yemekleri hızlı yedikçe değil, “en” dedikçe Agop’un hikayesine nokta koyamıyoruz.
Bugüne kadar siz bu masala kaz tarafından baktınız. Hikaye piyasasına(!) Agop tarafından bakmalıyız. Masaldan çıkarılan sonucu öyle yanlış yere koyuyoruz ki; sanki kötü olan Agop değil de, kazlarmış gibi(!)
“En” diyerek, yumruğunu vura vura konuşan herkese “Kazların Efendisi Agop gibi…” diyorum.

Bencil düşünceleriyle kafasının içini çöp torbasına çevirmiş herkese,
güç için kalbini kirli tutan herkese,
yaptığı kötülükleri, masallar anlatarak iyilik gibi yutturmaya çalışan herkese,
günde üçten fazla “en” diyen herkese;
deyimlerin kemiklerini işaret ediyorum.

EN iyi masal bu masal değil, EN iyi insan sen değilsin, EN başarılı çocuk senin çocuğun değil, EN renkli çiçek senin bahçende açmıyor.
İnkar edecek olursan; Agop’un kazları kadar büyük ama boşsun.
Kabul edecek olursan; EN anlayışlı okur sensin. Siz bu söylediğimi yediniz mi?

Bu güne kadar bizlere çok şey yutturuldu. Midemizde büyük çiğnenmemiş ekmek lokmaları değil, anlaşılmadan kabul edilmiş birçok safsata olduğunu bazen unutuyoruz. Tıpkı bu masalda olduğu gibi ana kahramanın kim olduğuna karar veremiyoruz. İyi Efendi, kötü kaz kim bilemiyoruz.
Doğru cümleler kurmak için masallar dinliyoruz.

“Aşağıdakilerden hangisi bu masaldan çıkarılacak sonuçlardan değildir?” diye soruyorlar, bizi doğru cevabın sadece soruyu yazanda olduğuna inandırıyorlar -yutturuyorlar-

Herkes biraz Agop, herkes biraz kaz.

Gizem Kılınç Kuruoğlu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ