Banvit yarı final için sahada

Banvit yarı final için sahada

Çok yiyenler acil’lik oluyor

Çok yiyenler acil’lik oluyor

CHP milletvekili adaylarını tanıttı

CHP milletvekili adaylarını tanıttı

Ruhsatsız silah operasyonu

Ruhsatsız silah operasyonu

ORUÇ İBADETİ

ORUÇ İBADETİ

ADALET TERKEDİLİRSE
">
    ADALET TERKEDİLİRSE

    Yüce Allah’ın güzel isimlerinden birisi de el-Muksit ismidir. Yani Âlemlerin rabbi, hak ve adaletle hükmeden, mazlumun hakkını zalimden adaletle alan demektir. Bir de bu isme yakın el-Adl ismi şerifi vardır ki o da çok âdil, asla zulmetmeyen, hakkaniyetle hükmeden, haktan başkasını söylemeyen ve yapmayan demektir. Kâinatta ve kulları arasında muazzam bir düzen kuran, el-Muksit ve […]

    Yüce Allah’ın güzel isimlerinden birisi de el-Muksit ismidir. Yani Âlemlerin rabbi, hak ve adaletle hükmeden, mazlumun hakkını zalimden adaletle alan demektir. Bir de bu isme yakın el-Adl ismi şerifi vardır ki o da çok âdil, asla zulmetmeyen, hakkaniyetle hükmeden, haktan başkasını söylemeyen ve yapmayan demektir.
    Kâinatta ve kulları arasında muazzam bir düzen kuran, el-Muksit ve el-Adl sıfatları gereği ve tecellisi olarak asla dengesizlik, düzensizlik ve haksızlık bulunmayan rabbimiz bizden adil olmamızı ister. Rabbimiz insanoğlunu yeryüzünde halifesi olarak seçerek, yüce sıfatlarını ikame etme görevini de insana yüklemiştir.
    Kur’an-ı Kerim’de sadece iki tane ayet “Muhakkak ki Allah emreder…” diye başlar ve devamında adalete vurgu yapar. Bu ayetlerden biri camilerde Cuma günleri hutbe biterken okunur.(Nahl,90) Diğer ayet de Nisa sûresi 58.ayettir ki bu ayette de adaletle birlikte işin ehline verilmesi gerektiği açıklanır.
    “Her hak sahibine hakkını ver” buyuran Peygamberimizin(sav)’in yapmaya çalıştığı da cahiliyedeki başıboşluğu, kanunsuzluğu, zulmü, güçlünün mutlak haklı olduğu ve adaletsizliğin kol gezdiği bir düzeni değiştirmekti. Mekkeli müşrikler peygamberimize ‘bir sene sen bizim ilahlarımıza ibadet et, bir sene de biz senin ilahına ibadet edelim ama bize yönetim hususunda karışma ’ teklifiyle geliyorlar, kurdukları sömürü ve zulüm düzenini devam ettirmek istiyorlardı. Efendimiz(sav)’in getirdiği ve tebliğ ettiği din ise hayatın her anını ve insanın bütün fiillerini kapsayan, yeryüzünde adaleti tesis etmenin yollarını öğreten bir din idi. Tabi ki peygamberimiz bu teklife kulak asmadı sonuç olarak Asr-ı Saadet(mutluluk zamanı) ortaya çıktı.
    Değerli okurlar,
    Kendine karşı adil olarak inkâr çukurundan kurtulup imanın tadını almalı ve nefsine karşı zalim olmamalı insan. Eşinden çocuklarından başlayarak akrabalarına karşı adil olmalı, iş sahasında çevresindekilere adil davranmalıdır. Adil olmak sadece yönetici, unvan sahibi ve hâkimlerin görevi değildir elbette. Kişi bulunduğu her mevkide mutlaka ya adil ya zalim olabilir.
    İnsan en çok Peygamberimizden önceki cahiliye döneminde olduğu gibi yakınlarını koruma ve onlara iyilik yapma içgüdüsüyle adaletsizlik yapar. Kendi meşrebinden, mensup olduğu siyasi görüşten insanları kollamak için adaletten sapar. İşte bu gibi durumlara karşı Yüce Allah bizi uyarır:
    “Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”(Nisa,135)
    Bu ayetin terbiyesiyle yetişen peygamberimiz soylu bir sülalenin mensubu olan Fatıma ismindeki kadının yaptığı hırsızlık suçunun bağışlanması için gelenlere çok kızmış ve bir hutbe okuyarak “Bu suçu işleyen kızım Fatıma da olsa cezasını verirdim.” demiştir.
    Yukardakine benzer bir ayette de değil sadece Müslümanlara ve dostlarımıza karşı; düşmanlara karşı bile adaletin terkedilmemesi gerektiğini öğreniriz:
    “Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”(Maide,8)
    “Devlet otoritesi en büyük hamidir. Haksızlıklarla onun vasıtasıyla (yani hukuk yoluyla) mücadele edilir ve onun vasıtasıyla tehlikelerden korunulur. Şayet bu otoriteyi kullananlar, Allah’tan sakınmayı emreder ve adaletle hükmederlerse bu yaptıklarından sevap kazanırlar. Bunun aksine davranırlarsa vebalini çekerler.” buyurur adalet abidesi Alemlere Rahmet Hz.Muhammed.
    Peygamberimiz kıyamet günü Yüce Allah’ın rahmetinin altında ve himayesinde olacağını müjdelediği yedi özellikteki insanların birincisi olarak adil yöneticiyi saymıştır. Adil yöneticiyi duası makbul üç gruptan biri olarak zikreder Efendimiz(sav). Allah Resûlü: “…Adaletli davrananlar Allah katında, Rahman’ın yanında nurdan minberler üzerinde ağırlanacaklardır.”
    Peygamberimiz Hz.Muhammed(sav)’in kendisine “Adaletli ol” diye çıkışan saygısız birisine müsamahası da tarihe geçmiştir.
    Adaletin terkedildiği yerde hak etmeyenler hak edenlerin önüne geçer. Hakkı olmayanı elde eder gözü aç tamahkâr. Gece gündüz çalışan bir öğrenci hayalini kurduğu okula ve mesleğe ulaşamaz adalet terkedilirse. Mahkemelerden boynu bükük, gönlü mahzun olarak ayrılır masumlar. Allah korusun adaletsizlik en çok da fitne, cinayet, kaos ve kargaşalara yol açar.
    Müslüman bütün dünyada adaletin hâkim olması için gayret sarfetmelidir.
    Halim METİN

    • Etiketler
    • Yorumla
    Üye Girişi
    • Kullanıcı Adınız
    • Şifreniz