Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Acelen neydi be Nihat ustam? (Sayim Alkazak)

, kategorisinde, 12 Eyl 2013 - 17:57 tarihinde yayınlandı

Nhat usta ben ve özer

ACELEN Neydi Firuzem” şarkısı ilk notasından itibaren ince ince işler insanı…

Yumuşacık ezgisine kapılınca, ağır sözlerini dağlar içine…

Pek çok şey yaşanıp bittikten sonra, insan geçen yılların muhasebesini yaparken bulur kendini.

Çok yaşlı olmamasına, hayatın sonuna gelmesine gerek yok!

Yaşanıp da tükenen bir şeyler olması kafi…

Usulca, “Bir zamanlar neydim, ne oldum?” demeye yer bırakmadan gösterir şarkı ödenen bedelleri…

Üzüm buğusu gözlerin ta içine, insan istemese de yerleşen o hüznü, saçlardaki zamansız ağarmış telleri, ince ince kendini gösteren kırışıklıkları hissettirir.

Hayal kırıklıkları, gerçekleşmeyen düşler ve pişmanlıklardan oluşan bir umutsuzluk zinciri takar insanın boynuna…

Kendi kendine mutsuz olma sebebidir, ansızın…

Aceleden bekleyemediğin zamanlar, telaştan uyuyamadığın geceler, volkan gibi patlamaya hazırken ya da deli deli esecekken gelir akla…

Su olma’ idealine yaklaşmışken tüm atomlarının yer değiştirmesiyle yaşadığı kaybedişi anımsatır…

Yitik bir şarkıdır, yitirilişi anlatır katre katre…

Gönle düşen, sevdanın en etkili büyüsünü, yaşama sevincinin en durusunu, en dokunulmadık yanını içindeki sevgi ormanının ve gözlerin en güzel rengini sunmuşken hayat sana; güzele dair kıskanılası ne varsa sende, nasıl bedelini ödetir sana yaşam bunun söyler tek tek…

Ağla der, ağla…

Anlat bir zamanlar ne dayanılmaz güzellikte olduğunu!

* * *

ONU tanıdığım günden beri hayatımda hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığı, bildiğim bütün ezberlerimi teker teker bozduran…

Etrafıma ördüğüm bütün duvarlarımı yıkan, tam da;

“Herhalde bundan sonrasını sadece yaşamak için yaşarım” dediğim anda hayatıma girip yeniden anlam katan ve en zor zamanlarımda bile yanımda olup dimdik durmamı sağlayan, hayat dolu, ender rastlanacak derecede temiz kalpli, tapmadım ama yürekli bildiğim insan, Nihat Kayabaş kardeşim, 21 yıllık dostum, arkadaşım, zamanı gelince sırdaşım olan insan…

İçinden geçen, “Her kadehte bin isyan şahlanır” diye haykırmanı, “Ayrılıklar bitmez, öğütür” diye isyanını dün gibi hatırlıyorum…

Gerçi sen bunları bana söylemedin, ama ben şimdi arkandan yazıyorum Nihat ustam, ister bağışla ister bağışlama, ben de bir gün senin yanına geleceğim ya! O zaman anlatırız hepsini…

* * *

“HANİ o beni çok sevenler, ey dostlar sevgililer, ben buradayım ya siz neredesiniz?” sorusuna cevap bulmaya çalışırken, “İkinci bahar yaşıyor ömrüm” derken…

“Doldurup, doldurup, şarap içerek, bu gece neşenin gecesi olsun” diyebilmeni isterdim inan…

“Can alışverişte, her taraf pazar, ayaklar altında…” diyerek depremleri hatırlatan şarkıdaki; “Zaman derin bir kuyu sanki kaybolasım gelir” sözünden etkilenen dostlarını görmek isterdim aramızda…

“Bu gece ben cebimdeki en son kuruşa kadar yiyip içip, gezip tozup, tükenmek istiyorum” diyecek kadar vazgeçmiş, “Şöyle yürekli bir sevdam olmadı hiç” diyecek kadar kabullenmiş, ama bir o kadar umutlu, “İster güneş ol yak beni, yağmurum ol ağlat beni” diyecek kadar teslim olmuş olan dostlarının seni hatırlamasını isterdim…

* * *

Şimdi sevgili Nihat Kayabaş ustamın en sevdiği şarkılardan biri olduğunu bildiğim, ‘Keşke’nin sözlerini bir yerden bulun ve dinleyin…

“Keşke görmeseydim ağlayan gözlerini insanların” diye, sonra da ‘Beni Unutma’yı açıp, “Saat 12’yi vurduğu zaman O’nu unutma” deyin!

Nurlar içerisinde uyu; kadim dostum, emektaşım, çilekeş kardeşim…

Benden yana tüm olmayan haklarım sana helal olsun, sen de hakkını bana helal et olmaz mı?

 

Saygıyla, sağlıkla, sevgiyle kalın…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz