izmir escort rokettube sex

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

ABD -TÜRKİYE İLE RUSYA VE ÇİN’NİN BİLEK GÜREŞİ

, kategorisinde, 19 May 2013 - 14:07 tarihinde yayınlandı

erhan gocmen (2)İster ekonomi alanında isterse enerji konusunda olsun Orta Doğuda artık kendisini iyice belli eden ilginç bir durumla karşı karşıyayız. Örneğin bu günün en önemli konusu olan Suriye konusunda ABD-Türkiye dayanışmasına karşın Rusya ve Çin’in Suriye yanında yer alarak olağanüstü dirençleri sonucu ciddi belirsizliklerin hüküm sürdüğü bir coğrafya var artık önümüzde.
Daha düne kadar özellikle dünyamızın tek kutba dönüştüğü 1990’lı yıllar sonrası yanına İngiltere ve Fransa’yi alarak istediğini yapabilen bir ABD artık yok dünyada. Özellikle 2000’li yılar sonrası tekrar eski gücüne kavuşan Rusya’nın Çin’i de yanına alarak Şangay beşlisi olarak ortaya koyduğu yeni bir ortaklıkla son on yıla büyük bir damga vurarak dünyayı eskiden olduğu gibi yine iki kutuplu bir dünyaya çevirerek adeta yeni bir dengeleme unsuru yaratıklarını söyleyebiliriz. Dolayısıyla bu yönüyle Türkiye olarak dün başlayan ABD gezisine baktığımızda her ne kadar ABD, Esat konusunda Türkiye ile aynı çizgide olduğunu söylemiş olsa da geçmiş yılların tersine bu gün ABD’nin oldukça çekimser kaldığı görüyoruz. Bu durumun her ne kadar ekonomik zorluklardan kaynaklanabileceği düşünülse de ben küresel güçler bazında yapılmakta olan bilek güreşinin bu konuda çok etkili olduğunu düşünüyorum.
Sonuç olarak bu ziyaretin ana gündem maddesinin Suriye olduğu ortadadır.. Meseleye Suriye üzerinden baktığımız da konunun Zürih görüşmeleri dediğimiz ABD- Rusya ve Çin görüşmeleri üzerinden devam edileceğini ve bu konuda yani Esat’ın gidişi konusunda ikna sorunu çözülürse eğer bu kez BM’lerin devreye girerek yeni çözümler üretebileceğini söyleyebiliriz. Demem o ki daha uzun bir süreç bizleri bekliyor gibi görünüyor.
Tamam, Türkiye olarak bu söylediklerimizle belki isteklerimiz karşılanmadı ama başta ABD ile yapılan ticaret olmak üzere Filistin, Irak ve Kıbrıs gibi bizleri çok yakından ilgilendiren konularda bölgesel bir güç olarak kabul gördüğümüzü söyleyebiliriz.
Özellikle son yılarda geliştirdiği ekonomik proğramlarla oldukça başarılı bir grafik çizen Türkiye’nin bir de sürdürmekte olduğu çözüm süreci ile dışardan aldığı büyük övgüleri düşünürsek eğer Orta Doğu’nun yükselen bir yıldızı olduğunu söylemek çok da yanlış bir ifade olmaz sanırım..
Dolayısıyla 1990’lı yıllarda özellikle Batı ülkelerinde önemini yitirdiği düşünülen bir Türkiye’nin son yıllarda değişen dünya siyasi oluşumları sonucu tekrar eski konumuna geldiği ve hatta yaptığı ekonomik atılımlarla eskisinden çok da yukarılarda ve de daha etkili bir görüntü çizmekte olduğunu söyleyebiliriz
Unutmayalım ki bu gün dünya savaşları artık silah gücüyle yapılmıyor, ekonomik olarak yapılmakta ve saflarında bu şekilde oluşturulmakta olduğunu iyi biliyoruz. Dolayısıyla ABD’nin bu gün Başbakan Tayip Erdoğan için gösterdiği karşılama ve ilgilenmenin çok da boşuna bir ilgi olmadığını, başta Orta Doğu olmak üzere Kafkaslar, Balkanlar, Kıbrıs ve Filistin gibi bir çok yönden stratejik önemi büyük sorunların çözümünde Türkiye ile birlikte olmayı düşünen bir anlayışın varlığını gördüğümüzü söyleyebilirim.
Sonuç olarak uluslar arası sorunlar gerçekten çok ciddi sorunlar olup neticeleri hemen öyle kısa sürede ortaya çıkan sorunlar olarak görülmemektedir. Dolayısıyla sebep ve sonuçları ile baktığımızda daima ciddi araştırma ve gelişimlere göre değerlendirmeleri yapılabilen sorunlar olarak öne çıktığı ve bu özel konularda da sığ ve uçuk fikirlere asla yer olmadığının da iyi bilinmesi gerekiyor.

.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz