Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%2,40
BIST 95.411
%-1,57
Dolar 5,3514
%-1,62
Euro 6,1057
%-1,20
Altın 222,61

ABD, RUSYA, TÜRKİYE VE AVRUPA ORDUSU

, kategorisinde, 26 Kas 2018 - 13:29 tarihinde yayınlandı
ABD, RUSYA, TÜRKİYE VE AVRUPA ORDUSU

İster siyasi isterse askeri ve hatta ekonomik olsun hangi açıdan bakarsak bakalım ABD, Rusya ve Çin gibi dünyayı yönetmeye çalışan üç süper gücün arasındaki mücadeleyi görüyoruz

Teknoloji ve ekonomisini büyüterek tüm dünya ülkelerine yakından bakarak onlarla sözde işbirliği içinde görünerek kendi çıkarlarına yön vermeyen çalışan bu ülkeler sebep ve sonuçları ne olursa olsun ortaya koydukları stratejik hedefleri karşısında geri adım atmayı asla düşünmüyorlar.
Aslında böylesine önemli bir görüntü bütün haşmetiyle ortada görünüyorken bizler toplum olarak, her zaman yaptığımız gibi iç siyasetin yarattığı fırtınalar eşliğinde küçük hesaplar peşinde koşmayı sürdürüyoruz.

Hatırlanacağı gibi Avrupa Ordusunun kurulması fikri taa 1950’li yıllara dayanmaktadır. ABD’nin ikinci dünya savaşı sonrası yıkılan Avrupa üzerinde güç gösterisine karşın başta Fransa olmak üzere ortaya atılmış bir koruyucu güç olarak düşünülüyordu ama gerek soğuk savaşın başlaması gerekse savaş sonrası Avrupa devletlerinin azalan ekonomik güçleri nedeniyle olsa gerek bu proje gerçekleşmedi diyebilirim. Ama yastık altına konulduğunu da şimdilerde iyi anlıyoruz.

Tamam da bu konuda bizim Türkiye olarak durumumuz ne olacak acaba? İşin aslına bakarsak eğer Türkiye çok büyük bir silahlı gücü ile NATO içinde hemen hemen savaş durumunu hiç bozmayan, devamlı gücünü yenileyen, modern silahları kadrosuna alabilen dünyanın sayılı orduları arasında parlarken bulunduğu coğrafyasında da başta enerji taşıma olmak üzere ipek yolu gibi ekonomik değerleri olan geçiş yollarını üzerine alarak farklı bir güç olma yolunda ciddi bir hazırlık içinde olduğunu görüyoruz.

Bu arada Türkiye, her ne kadar Nato gibi çok güçlü bir organizasyonun içinde bulunarak Batı ittifakı içinde yer alan bir ülkenin enerji ihyacının karşılanması adına milyar dolarlık nükleer santrallerini Rusya ile anlaşarak hayata geçirmesi aslında tam bir diplomatik başarı olduğunu da belirtmemiz gerekiyor. Hele hele
S-400 Füze savar sistemleri gibi günümüzün son derece güçlü bir teknik donanımı üzerinden kendi ihtiyacını Nato dışı bir güçten belirleme arzusu üzerinde durmanın çok da önemli olduğunu düşünüyorum.

Ve ayını şekilde Suriye konusunda da ilk başlarda yalpalama görüntüsü vermiş olsak da son yıllarda tüm dünyanın kabul ettiği tutarlı bir diplomasi sonucu attığımız çeşitli adımlarla Suriye Barışı noktasında öncü ülkeler arasına girmiş bir ülke olarak adından fazlasıyla söz ettirdiği gibi Avrupa Ordusu kurulması konusunda da kendisinden fikir alınabilecek, danışılabilecek hatta vazgeçilemeyecek bir ülke olabileceğini düşünüyorum.

Ve bu arada Türkiye olarak son yıllarda Afrika kıtasına doğru atılan adımların yine Avrupalıların dikkatinden kaçmadığını, 21. ve 22. yüzyıl için dünyanın enerji ve gıda ihtiyacı için öne çıkacağını düşündükleri bir coğrafyada Türkiye’nin ne yapıyor noktasında ilgiyle izlendiğini de görüyoruz.

İşin uluslar arası boyutunu konuşurken bir de içeride atılan ve dış ülkeleri de ilgilendiren modern hava limanları, otobanlar gibi büyük projelerin hayata geçirilmesi ile uluslar arası mücadelelerde bir denge ülkesi konumunda olabileceğini vurgulamak isterim. Ve son günlerde Kaşıkçı olayı olarak dünyada takip edilen bir önemli konuda ülkemizin çok tutarlı bir yol izlemesini yukarıda açıklamaya çalıştığım diğer olaylara destek manasında yararlı adımlar olduğunu da hatırlatmak isterim.

Sonuç olarak imkanlarımızı iyi kullanırsak, bilime sırtımızı dayarsak, toplum olarak bir birimize saygı ve sevgi ile bağlana bilirsek eğer diğer gelişen ülkeler gibi bizlerde başarabiliriz. Başarıyoruz da zaten.

Unutmayalım Yüce Atatürk’ümüz içimizdeki bu ışıkları bir asır önce görerek söylediği gibi Türk Milleti zekidir, Türk Milleti çalışkandır.
Esen kalınız.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz