UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 4,55 / Satış: 4,57
€ EURO → Alış: 5,34 / Satış: 5,36

TARIM VE HAYVANCILIK İÇİN GENÇLER KÖYÜNE DÖNMELİ !..

TARIM VE HAYVANCILIK İÇİN GENÇLER KÖYÜNE DÖNMELİ !..
  • 15.05.2018

Yaklaşık 6 ay boyunca gerek yakın çevremde gerekse Erzincan, Erzurum ve Kars gibi hayvancılığın önemli olduğu alanlarda yaptığım geziler, konuşmalar ve bilgi almalar arasında ülkemizdeki tarım ve hayvancılığın seyri konusunda dikkatimi çeken bir konuyu kamu oyu ile paylaşmak istiyorum.

Özellikle siyasi olarak son yıllarda ülkemizin tarım ve hayvancılık konularını konuşurken, tartışırken genellikle sorunların maddi konular üzerinde yoğunlaştığını ve bu bağlamda iktidar tarafından sık sık tarım ve hayvancılığı destekleme konularında yeni yeni teşvikler verildiğini veya verileceğini görüyoruz.

Tamam da maddi destekler yapılmış olsada tarım ve hayvancılığımızda gözle görünür bir çıkış yakalanabilinir mi ?

Öncelikle benim tarım ve hayvancılık konularında tam olarak uzmanlığım yok, bunu baştan söyleyerek yaptığım yorumlarımın ise konu uzmanlarına, çiftçilerimize sorduklarım ve aldığım bilgiler ışığındaki yorumlar olduğunu baştan belirtmek isterim .

Geçtiğimiz yıl Erzincan’da bulunan Ekşi Su piknik alanında çay içerken tanıştığım bir hayvan yetiştiricisi köylü vatandaşımdan dinleyince anladım ben konunun önemini. Az ötemizde bulunan koyun sürüsü hakkında konuşurken bana benimde hayvanlarım var ama karı koca iki yaşlı insanın yapacağı işler değil bunlar artık diye şikayet edince nedenini sordum. Bana, benim de iki oğlum var ikisinin de gözü üniversitede. Biri bitirdi, şimdi İstanbul’da çalışıyor, diğeri ise imtihanlara hazırlanmak için kursa gidip gidiyor derken çevresinde bulunan diğer pek çok aile içinde de benzer sorunların olduğunu hatta davarlara bakacak ÇOBAN dahi bulmakta zorluklar yaşandıklarını anlatırken hayvancılık konusunun oldukça ağır, yoğun ve çok zor bir konu olduğuna dikkat çekmek istiyordu. Hayvan bakımları, ilaçlamaları, bakım ve beslenmeleri, temizlikleri ve diğer ahır işlerinin tempo olarak artık yaşlıların kaldıramayacağı boyutlara geldiğini anlatıyordu.

Yine geçen gün Biga yolu üzerinde verdiğim bir mola esnasında tanıştığım bir çiftçi arkadaşımın da aynen havancılık konusunda olduğu gibi tahıl üretiminde de de tarla işlerinin dünden daha ağır uğraşılar içerdiğini ve böylesi ağır işlerin genellikle biz yaşlı insanların üzerine kaldığını ama modern tarım için de çok büyük uğraşılar gerektiğini anlatırken gençlerin genellikle tarlayı değil masa başı işler için yüksek okulları tercih ettiklerini söylüyordu.

Bu konuyu yakın çevremde bulunan Ziraat mühendisleriyle de konuştum. Onlarda toprak ve hayvan sahipleri gibi gençlerin yavaş yavaş köyleri terk etmekte olduklarını bu yüzden de modern tarım ve modern hayvan yetiştiriciliğinin eğitimli personel eksikliği nedeni ile çok yavaş olarak yol almakta olduğunu söylüyorlar.

Bu konuları konuşurken acaba dedim bizim buğday arpa gibi önemli tahıl ürünlerimizin yıllık üretimi olarak geçmişten günümüze ne yaptığımızı da merak ettim.
Örneğin TMO verilerine göre 2016 yılında 20.6 milyon ton olan buğday üretimi 2017 yılında % 4,4 artışla 21.5 milyon tona ulaşmış görünüyor.
Buğday üretimi olarak ülkemizin kuraklık yıllarını bir tarafa bırakırsak eğer üretiminin kendisine yeter olduğunu, yaklaşık 17 milyon tonun tüketim olarak kullanılırken 2 milyon tonunda tohumluk olarak toplam ihtiyacımızın19 milyon ton dolaylarında olduğu ifade edilmekte. Yani geçmiş yıllara baktığımızda buğday üretimimizin 19- 22 milyon tonlar aralığında olduğunu görüyoruz.

Bu arada UN İHRACATINDAN da biraz söz edelim. Örneğin 2015 yılında 3.5 milyon ton unu dışarıya satarken dünya birincisi olmuşuz ve bundan da bir milyar 70 milyon dolar gibi bir döviz girdisi sağlamışız. Ancak bu 3,5 milyon ton un için de 5 milyon ton buğdaya ihtiyaç olduğunu bunun içinde dışarıdan 3,5 milyon ton buğday ithal edilirken içerden de 1.5 milyon buğdayla bu işlerin karşılanmış olduğunu belirtmek isterim.
Yanlış hatırlamıyorsam un üretimi için dışarıdan buğdayın alış fiyatı kilo başı olarak 21 centten alınırken un olarak dışarıya 31 sent dolaylarında satıldığını görüyoruz. Bu arada un derken içerde bu iş için toplamda700’ü aşkın un işletmemizin olduğunu da hatırlatmak isterim.
Sonuç olarak buğday üretimi konusunda yaklaşık 20-30 yıldır yerimizde saydığımızı söyleyenlerde var. Bu bağlamda milyonlarca hektar ekilebilir arazi içinde sulanabilir arazilerimizin azlığı nedeniyle ülkemizin tahıl üretiminde gereken ivmeyi de bir türlü yapamadığını ifade edenlerde çok var.
Gelelim hayvancılık konusuna;
7 Şubat 2018 Tüik rakamlarına baktığımızda büyük baş hayvan sayısı olarak ülkemizin geçtiğimiz yıllar içinde devamlı olarak inişli çıkışlı bir seyir izlediğini görüyoruz. Örneğin sığır sayısı olarak 2017 yılında bir önceki yıla nazaran % 13.3 artışla 15 milyon 944 bin olduğunu görüyoruz. Özet olarak söylersek eğer 2001 yılında 10 milyon dolaylarında olan sığır sayımızın 2015 yılında 13 milyona daha sonra 15 milyon küsura çıkmasında belki yükseliş var ama ihtiyacımızı karşılamadığını kırmızı et için yaptığımızı ithalatı görmemiz gerekiyor.

Sonuç olarak kayıt altına alınan üretilen hayvan ve tahıl miktarlarına baktığımızda ülke olarak çok uygun şartlara sahip olmamıza rağmen sıkıntılı bir ortamların olduğunu söyleyebiliriz. Mesele tarım ve hayvancılıkta modern tarım usullerinin ülkemizde uygulanması meselesi olduğunu söylüyor bu konudaki uzaman ve içinde yer alan köylü vatandaşlarımız. Ama söylemeye çalıştığım gibi böylesi yenilikler için ihtiyaç olabilecek yüksek bir iletişimin ancak eğitimli vatandaşlarımızın bu çevrim içinde yer almasıyla mümkün olabileceğini düşünüyorum. Daha doğrusu geleneksel anlayışlarımızın bir şekilde gençlerin köye geri dönmesi ve ailenin işini omuzlamaya başlamalarıyla değişmesi veya zor da olsa değiştirilmesi ile beraber tarım ve hayvancılıkta yüksek bir ivmenin olabileceği sonucu çıkıyor ortaya.

Konunun önemine binayen başta eğitim olmak maddi ve manevi her açıdan tarım ve hayvancılık konusunun masaya yatırılarak tartışmaya açılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum. Unutmayalım toprak ve su geleceğimizdir. İyi kullanmak hepimizin kazanımları olacaktır. Esen kalınız.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ