UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 4,07 / Satış: 4,09
€ EURO → Alış: 4,97 / Satış: 4,99

Ekmeğe zammın tam sırası(!)mı?

Ekmeğe zammın tam sırası(!)mı?
  • 14.12.2017

Değerli okurlar, son günlerde Ülkemizin gündemi bir çok konu başlığı ile dop dolu, Siyasi yönetici ve ilgililerin başlarını kaşıyacak halleri ve vakitleri yok.
Trump’ın Kudüs kararı, Putin’in Suriye girişimi, FETÖ ve Zarrab mahkemeleri, MAN Adaları belgeleri, Küdüs zirvesi için, İslam Ülkeleri Lider ve temsilcilerinin İstanbul’daki son toplantıları vs gibi yoğun gündemle uğraşan yöneticiler, uzunca bir çalışmanın ardından yemek paydosu yapacak ve konuklarıyla birlikte yemek salonlarına geçecekler.

Yemekle birlikte, Zenginin de fakirin de yemek kültüründen ayırmadığı EKMEK de yiyecekler. Nasıl Ekmekti yiyecekleri? Ve Ekmekte neler oluyordu.
Bazı kurumların son yıllarda hep yaptıkları gibi, birkaç gün önce de yine ortaya attıkları “EKMEKTE İSRAF” bahanesiyle Ekmeğimizi 50 gram küçültmeyi önerdiler. Üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konudur.

Bakınız, 1 Temmuz 2012 de Ekmeğin üretiminden son tüketiciye kadar olan yolculuğunda HİJYEN koşullarına uyulma zorunluluğu, Ertesi yıl yine 1 Temmuz 2013 de Türk Gıda Kodeksince UN ve EKMEKLERE katılan 17 çeşit katkı maddelerinin kaldırılacağı ve EKŞİ MAYALI EKMEK üretimine geçileceği tebliğleri, Resmi gazetede yayınlanıp yürürlüğe girmişti ama orada kalmıştı.

“ORADA KALMIŞTI” diyorum çünkü o tarihten buyana ne bir uygulama ne bir denetim ve ne de bir yaptırım görülmedi duyulmadı, Tebliğlerden önceki katkılı sistem ve Hijyen kurallarının aranmadığı kontrolsüz ve Denetimsiz üretim halen devam ediyor.
Üstelik katkı maddelerinin bazılarının Kanserojen olduğunu halk bir şekilde duydu, hızla ve yoğun olarak ekşi maya ile üretilen Ekmeğe yöneldi, ama ekşi mayalı ekmekler nerelerde ve nasıl yapılıp nasıl satılıyordu?.

Köylerde, Mahallelerde kayıt dışı Hijyen dışı ortamlarda üretilip Kentlerin Bakkallarında Marketlerinde ve semt pazarlarında kirli bezlere sarılı kirli kasalarda ve yerlerde satıldığını hepimiz görüyor, biliyoruz?.

Bu Başı boşluk, Denetimsizlik, Kentlerde yasal kuruluşlar olan Ekmek fırınlarının servisten geri dönen ekmekler yüzünden çok düşük kapasiteyle çalışmalarına neden olmakta, dolasıyla fırıncı esnafının ekmeğe zam istemekten başka alternatifi kalmamaktadır.

Ayrıca geri dönen ekmeklerin de israfı söz konusudur, İşte bu karmaşık ortamda Ekmek zammının tam sırası diye düşünen ama zamdan söz etmek yerine kelime oyunlarıyla ekmeği 50 gram küçülterek, Her yıl oyuncak haline getirdikleri ya da Ülke yönetiminin gözüne girmek için Başvurdukları ama kendilerinin de inanmadıkları EKMEK İSRAFINI önleme tezini ortaya atıyorlar.

Bence asıl amaç, Ekmeğe çaktırmadan ZAM yapmak, Efendim Ekmek pahalı olursa vatandaş israf etmezmiş. Bu yıl köylü buğdayının kilosunu 80-90 kuruşa zor satarken, Ekmeğin kilosu 5 lira, Ekmek yeterince pahalı değil mi?

2015 yılında (TMO) Toprak Mahsulleri Ofisinin uyguladığı Ekmek israfını önleme kampanyasının (hangi bilimsel verilere göre tespit edildiği meçhul) sonucunu öğünerek Ülke ekonomisine yılda 2.8 Milyar TL kazandırdıklarını beyan ediyorlardı, son iki yıl içinde ne oldu da Ekmek israfını önleme konusu tekrar gündeme geldi, Demek ki o kampanya başarılı olamadı, yani tasarruf rakamları gerçekçi değildi.

“Düğün değil Bayram değil, Eniştem beni niçin öptü” tekerlemesinde olduğu gibi Bunca yoğun gündem içinde, Ekmek israfını önlemek, birinci derecede öncelikli bir konu muydu? Yoksa asıl amaç siyasi gündemi değiştirmek için herkesi ilgilendiren Ekmek israfı üzerinde çözüm arar gibi yapmak mı? Eğer bazılarına göre öyleyse, Ekmekten 50 gram eksiltmekle, 10 gram, ya da 50 gram aralıklı seri arttırmak gibi Fırıncının uygulayamayacağı mantık dışı önerilerle ve bir takım saçma kampanyalarla Ekmek israfı önlenemez.

Ülkemizde Ekmek israfı var, israfa neden olan faktörler belli, bunlar önlenemezse Ekmek israfı ÖN-LE-NE-MEZ. Esen kalınız…

Instagram
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ