Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
sohbet odaları,mobil sohbet odaları sohbet odaları

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

kategorisinde, 07 Mar 2013 - 20:40 tarihinde yayınlandı

601701_290191061103699_1853228878_nHavutça’dan Kadınlar Günü kutlaması
CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamasında, kadınların, Türkiye’yi çağdaşlaşma, ileriye götürme yönünde engeller çıkaracak adımlara karşı mücadele ederek, bugünün iktidarına karşı direnişlerini tüm güçleriyle sürdürdüklerini ifade etti.

Havutça, “Yaşamın her alanında hak ettiği değerle kadının varoluşunu kabullenmeyen iktidarlar ve ürettikleri politikalar yok olmuştur ve olacaktır” dedi.

Havutça’nın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mesajı şöyle:
“Türkiye Cumhuriyet’inin kurulmasıyla birlikte Atatürk devrimlerinin yarattığı toplumsal değişim ile kadınlarımız hak ettikleri yerlere gelebilecek büyük gelişmeler yaşamıştı. Atatürk’ün ilkelerinden, devrimlerinden uzaklaşan sağ iktidarların bugün kadınlarımız için nasıl politikalar ürettiğinin tanıklığını yapıyoruz. Yaşamın her alanında hak ettiği değerle kadının varoluşunu kabullenmeyen iktidarlar ve ürettikleri politikalar yok olmuştur ve olacaktır.

Eşitlik, özgürlük ve dayanışma içinde toplumsal hayatta hak ettikleri konuma gelme mücadelesinin simgesi olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü nedeniyle bir kez daha hatırlamak ve hatırlatmak da yarar vardır ki; sadece toplumun yarısını oluşturdukları için değil aynı zamanda hem birey olarak yaşamın her alanında her şeyden daha fazla rol sahibi olabilmeleri için kadınlarımızın her türlü sosyal, ekonomik ve kültürel sorunlarına yönelik politikalar üretilmesi, bu politikalar üretilirken de kadınlarımıza bugün sağlanandan daha fazla katılım sağlanmaları için daha büyük adımlar atılması kaçınılmazdır.

Kadınlarımız; Türkiye’yi çağdaşlaşma, ileriye götürme yönünde engeller çıkaracak adımlara karşı mücadele eden en değerli varlıklarımız olarak bugünün iktidarına karşı direnişlerini tüm güçleriyle sürdürüyorlar. Her zaman olduğu gibi bu mücadelelerinde onlarla birlikte, özgürlük, demokrasi, barış için hep birlikte olmaya devam edeceğimize yürekten inanıyor, değerli kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyor; demokratik, laik, kadın-erkek eşitliğinin esas olduğu bir Türkiye ve dünya diliyorum.”

Dc4415Akün: sömürü çarkından en çok kadınlar etkileniyor
Eğitim-İş Bandırma Şube Başkanı Erol Akun, sömürü çarklarının en fazla kadın emeği üzerinden döndüğünü, güvencesizleştirme, kayıt dışı çalıştırma uygulamalarının, en fazla kadın emekçileri etkilediğini belirterek, “Karar alma mekanizmalarında kadınlara hala yer yok” dedi.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Akun, kadınlara yönelik ayrımcılık ve şiddetin her alanda olduğuna dikkat çekti. Sömürü çarklarının en fazla kadın emeği üzerinden döndüğünü, güvencesizleştirme, kayıt dışı çalıştırma uygulamalarının, en fazla kadın emekçileri etkilediğini dile getiren Akun, şunları ifade etti: “Ülkemizde, kadına yönelik şiddet, kadın emeği sömürüsü, kadın bedeni sömürüsü, kadın yoksulluğu, kadın işsizliği, çocuk gelinler ve okula gönderilmeyen kız çocukları, tacizciyi, tecavüzcüyü, saldırganı koruyup kollayan hukuk sistemi, kadının özgürleşmesi önünde en büyük engeller olarak durmaktadır. Kadınlar çalışma hayatında en dezavantajlı kesimlerden birini oluşturuyor. Sayısal verilere baktığımızda, 2012 yılında, kayıt dışı çalışan kadınların sayısı önceki yıla göre 132 bin kişi, işsiz kadın sayısı ise 110 bin kişi artış göstermiştir. Karar alma mekanizmalarında kadınlara hala yer yok. Erkek egemen toplumun fiziki ve psikolojik şiddeti ile de karşı karşıya olan kadınlarımız, dayaktan, aşağılanmaya, istismardan tecavüze, ensestten tacize her türlü ağır saldırının hedefindedir. Son yıllarda kadın cinayetleri yüzde 1400, cinsel taciz ve tecavüz yüzde 38, cinsel istismar yüzde 53 oranında artmıştır” şeklinde konuştu.

223212

Müftüden 8 Mart mesajı
Balıkesir Müftüsü Turgut Açari, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısı ile bir açıklama yayınladı. Müftü Açari, üstünlüğün takvada olduğunu ifade ettiği açıklamasında, kadınların ne istediği sorusunu cevapladı.

Balıkesir Müftüsü Turgut Açari, İslamın kadına değer verdiğini söyledi. Müftü Açari, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısı ile açıklamada bulunarak, “İslam dini kadının da insan olduğunu, Allah’a iman ve ibadet için yaratıldığını, kocasının hizmetçisi değil, ona eş olduğunu, her konuda erkekle aynı haklara sahip olduğunu, kadın bedenen erkekten daha narin yapıda olsa da, üstünlüğün sadece takvada olduğunu beyan etmiştir. Kadına verilen değerin daha iyi anlaşılması bakımından birkaç hadisi şerifi zikretmekte fayda görüyorum: ´Cennet, annelerin ayakları altındadır´, ´Annelerin duası daha çabuk kabul olur´, ´Önce annene, sonra babana yardım et. Kardeş olarak önce kız kardeşine, sonra erkek kardeşine yardım et.´ ´Bir kimsenin iki veya üç kızı, ya da kız kardeşi olsa ve onları güzel şekilde yetiştirip korursa, ona cennet vardır´ Bu hadisi şerifler, kadına karşı pozitif ayrımcılığın en güzel örnekleridir” dedi.

İslamiyetin ilk yıllarında kadının çok önemi rol üstlendiğini ifade eden Müftü Açari, “Rasulüllah Efendimize ilk inanan Hazreti Hatice’dir. Din uğruna ilk şehit olan Hazreti Sümeyye’dir. İlk günlerde İslam’a giren 11 yetişkinin 6’sı kadındır. İkinci Akabe biatına gelen Medineli 15 kişiden ikisi gene kadındır. Kaybedilmek üzere olan Uhut savaşını zafere döndürenler gene hanımlardır. En önemlisi, Peygamberimizin nesli, kızı vasıtasıyla devam etmiştir” dedi.

“Kadınlar ne ister” sorusunu cevaplayan Müftü Turgut Açari, sözlerini şöyle sürdürdü:
“8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlarken, vicdanımızın sesini dinleyerek, ´kadın ne ister´ diye sorduğumuzda; ´sevgi, bilgi ve ilgi ister´ şeklinde üç kelimelik bir ses duyar gibi oluyoruz. Muhtelif tarihlerde bize ulaşan sorulardan, şu hususların da önem arzettiğini görüyoruz. Kadın, iyi bir aileye sahip olmak ister. Eşinden dürüstlük, saygı ve anlayış bekler. Nikahlı beraberlik kurmak ve mutlu olmak ister. Okumak, öğrenmek ve öğretmek ister. Güzel giyinmeyi ve süslenmeyi arzu eder. Konuşmak, sohbet etmek ister. Sayısız emek ve hizmetlerine karşılık, küçük bir teşekkür bekler. Çalışıp kazanmak ve kendi hayrını kendi imkanıyla yapmayı arzu eder. Erkeğine güvenmek ve güvenilmek ve de saygıya dayalı bir otorite ister. Eh bazen de küçük bir hediye bekler. Bütün bunlar insan olmanın gereği olan ve iyi bir müslümana da çok yakışan masum isteklerdir”

kasaid-dan-dunya-kadinlar-gunu-kutlamasi-4402282_oKasiad’dan Dünya Kadınlar Günü Kutlaması
Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği Şubesi 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü bir gün önce kutladı.

KASAİD Ayvalık Şubesi üyeleri Cumhuriyet Meydanında bir basın açıklaması yaparak, kadınların sosyal hayatta karşılaştıkları zorluklara dikkat çekti. KASİAD Ayvalık Şube Başkanı Filiz Karayelli öncülüğünde yapılan basın açıklamasına çok sayıda dernek üyesi kadın destek verdi. Dernek Başkanı Filiz Karayelli, kendilerine güç veren ve seslerine ses olmak için destek veren kadınlara teşekkür etti.

Karayelli yaptığı açıklamada, “KASİAD olarak bugünden Dünya Kadınlar Gününüzü kutluyoruz. Kadın; emek, sevgi, aşk demektir. Birleşmiş Milletler’in yapmış olduğu bir araştırmaya göre, dünyadaki işlerin yüzde 66’sı kadınlar tarafından görülüyor. Ancak kadınlar dünyadaki toplam gelirin yüzde 10’una, mal varlığının ise yüzde 1’ine sahipler. Aile içi suçların yüzde 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor. Kadınlar bugün erkeklere göre yüzde 25 ile yüzde 50 oranında daha az ücretle, esnek, güvencesiz ve kayıtsız çalıştırılmaktadır. Türkiye’nin toplumsal cinsiyet eşitsizliği indeksine göre 132 ülke içinde 124. sırada yer almaktayız. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği bir ülkenin kalkınmışlık düzeyinin en önemli göstergesidir. Eğitimde eşitsizlik vardır. Kadınların yüzde 2′ si hala okur-yazar değildir. Kız çocukları çocuk işçilik ve çocuk evlilikleri ve başlık parası nedeniyle kazanç kapısı görülerek eğitim hakkından yoksun bırakılmaktadır. İnsani ilişkilerden, aile ilişkilerine ve üretim ilişkilerine kadar yükün büyük kısmı kadınların sırtındadır. Öldürülen, tacize ve tecavüze uğrayan, enseste maruz kalan, aşağılanan hor görülen hep kadındır. Uygulanan ekonomi politikaları ister istemez kadın istihdamının düştüğü ekonomik güvenceden yoksun, esnek çalışma modellerine teslim olan sosyal hak ve güvencelerden vazgeçen kadın modeli oluşturmaktadır. Kadın sadece kendi işsizliği ile değil, çocuklarının ve işsiz kalıp, kepenk kapatan eşlerin acısı ile kavrulmaktadır. Erkek egemen dünya her şeyi kendi alanına göre düzenliyor. Kadınlar siyasi partilerin mutfağında sadece yükünü çekiyor, kapı kapı dolaşmak, bildiri dağıtmak, siyasi mitinglerin kalabalığı olmak kadınların görevidir. Kadınlar karar mekanizmalarında yer alamaz. 1934’te seçme ve seçilme hakkını elde ettik ama hala TBMM’de vitrin malzemesi olmaktan öteye gidemedik. Geçen yıl bir şok etkisiyle hükümet tarafından gündeme gelen kürtajın yasaklanması tartışması ile tüm uluslar arası sözleşmeler ve anayasa ile kabul edilen ve korunan haklar ihlal edilerek kadınların bedenlerinin devletin nüfus politikalarının bir aracı olarak kabul edildiği itiraf edilmekte, kadınların fert olmaktan kaynaklanan hakları yok sayılmakta, kadınlara 3 çocuk doğur, evde otur denilmektedir” dedi.

kizilay-dan-dogum-yapan-annelere-8-mart-hediy-4402345_oKızılay’dan Doğum Yapan Annelere 8 Mart Hediyesi
Türk Kızılayı Balıkesir Şubesi, doğum yapan annelere 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısı ile karanfil verirken, yenidoğan bebeklere ‘Sevgi Bohçası’ hediye etti.

Kızılay, Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi doğum servisinde sosyal güvencesi olmayan anneleri ziyaret etti. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısı ile düzenlenen etkinlik kapsamında annelere karanfil veren Türk Kızılayı Balıkesir Şubesi Kadın Kolları başkanı Selma Yardan ile yönetim kurulu üyeleri Selcan Gündoğan ve Zeliha Daldal anne ve bebeklerini ziyaret edip sağlık dilediler. Kadın Kolları başkanı Selma Yardan, “Bugün yeni doğum yapan annelerimizi ziyaret ediyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde hem bebeklerimizin hem de annelerimizin ihtiyaçlarını gidereceğiz. Kızılay’ın geleneksel Sevgi Bohçasını kendilerine sunacağız” dedi.

Bebek bezi, ıslak mendil, sabun, önlük gibi eşyalardan oluşan Sevgi Bohçasını hastanede doğum yapan 3 anneye hediye eden Kızılay üyeleri aynı zamanda diğer bayan hastalara ve hemşirelere de karanfil vererek Dünya Kadınlar Gününü kutladı.

Türk Kızılayı Balıkesir Şubesinde sorumlu müdür olarak görev yapan Süleyman Kara, şube olarak kısa süre içerisinde 100’den fazla anneye Sevgi Bohçası verdiklerini, Kızılay olarak sosyal güvencesi olmayan anneleri sevindirmeye devam edeceklerini söyledi. 8 Mart Dünya Kadınları Gününü hatırlayıp verdikleri hediyeler ile onları sevindiren Kızılay Kadın Kolları başkan ve yöneticilerine teşekkür ettiler.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz