UA-62723351-1
$ DOLAR → Alış: 3,50 / Satış: 3,51
€ EURO → Alış: 3,91 / Satış: 3,92

KURUOĞLU İLE BİR MUHABBETİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ…

KURUOĞLU İLE BİR MUHABBETİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ…
  • 07.10.2016

 

Geçtiğimiz günlerde İlk HABER gazetesinin kurucusu ve imtiyaz sahibi İhsan Kuruoğlu ile Bandırma ve bölgede basın ve siyaset ilişkileri üzerine uzun uzadıya karşılıklı sohbet ettik. Uzun bir süre dışardan ve Bandırma’dan uzak kalmak zorunda kaldığı için Kuruoğlu’nun izlenimleri ve yorumları benim için önemli.
İlk izlenimlerinden ve yorumlarından birisi, Bandırma’da siyasetin tıkandığı ve siyaset üzerinde yerel basının, gazeteci ve yazarların ciddi bir etkisinin kalmadığı yönünde oldu!
Doğru mu?
Evet, ne yazık ki, doğru bir tespit!
Üzerinde saatlerce konuşulup, tartışılması gereken konulardan sadece birisi bu! Siyasal yaşam içinde aktif olarak faaliyet yürütenlerin de, kentimizdeki gazetecilerin ve yazarlarında bu konular üzerinde söyleyecekleri çok şey olduğuna inanıyorum.
BASINIMIZIN VE SİYASETİN İÇLER ACISI HALİ!
Ben, tartışmayı biraz daha derinleştireyim ve son yıllarda kentimizde siyasal ve sosyal yaşamda ciddi bir daralmanın ve tıkanmanın da ötesinde bir kördüğümün yaşanmakta olduğunu belirteyim. Siyaset ve yerel basın ya da siyasiler ile gazeteciler ve yazarlar arasındaki ilişki de ise, son yılların en büyük felaketinin yaşandığı söylenebilir.
Öncelikle, yerel basın kurumları, sahiplerinden yönetici aparatlarına ve gazetecisinden matbaa çalışanlarına kadar zaten yıllardır dertli. Okurun önüne her gün ya da haftada bir de olsa, gazete koyabilmenin ekonomik maliyeti bir yana, kalem emekçilerinin çektikleri yaşam sıkıntısı bir yanadır.
Bir anlamda şu da söylenebilir: Artık, 20 yıl öncesinde olduğu gibi, iki-üç kişinin bir araya gelerek veya bir kişinin ‘neden olmasın’ dürtüsüyle üç-beş lira ile gazete sahibi olma, işletme ve çalışabilme koşulları dönemi, günleri bitti!
Basın sektörünün her gün katlanarak büyüyen baskı maliyetlerine devlet yükü de bindiğinde gazete sahipleri nefes bile alamıyorlar. Buna bir de yüksek teknolojinin kullanma maliyetleri, kira, elektrik, su, ulaşım, haberleşme, internet gibi maliyet kalemleri de eklendiğinde bırakın nefes almayı, suni teneffüs ya da yaşam destek üniteleriyle ayakta durabiliyorsunuz. Tüm bu sürekli artan maliyet kalemlerine çalışanların maaş ve özlük haklarını dillendirmek bile cesaret konusu haline geliyor.
GÜNÜMÜZDE ZOR OLAN GAZETE ÇIKARTMAK VE GAZETECİLİKTİR!
Maliyet kalemleri yuvarlık bir ifadeyle böyle de, gelir kalemleri ne?
Başta yasal yükümlülüklerinizi, vecibelerinizi yerine getirebiliyorsanız kuşkusuz, resmi ilan gelirleri, şimdilik, önemli bir gelir kalemi. Ancak, her gazetenin gözü bu gelirde ve artan mesleki rekabet nedeniyle, her yeni gazete ile gazete başına düşen resmi ilan payı her geçen gün küçülüyor. Resmi ilan almanın cazibesi tükeniyor!
Başka…?
Abone ve reklam!
Her iki gelir kalemi de sorunlu alan sayılır. Okur, 40-50 sayfalık, cicili biçili yaygın gazeteler varken ve bu gazeteleri komik rakamlara alırken, 12 ya da 16 sayfalık gazeteleri neden ve niçin alsın!? Ki, zaten birçok gazete sahibi artan maliyet giderlerini kısabilmek için eleman çalıştırmak yerine ajans ve internet haberciliğine büyük ölçüde yönelmişken…
OKUR, YAŞANAN HER ŞEYİN FARKINDA!
Okurlar kolaycılığın ve olayın farkında!
En büyük şikâyetleri, “gazeteleri zaten internetten okuyoruz” ya da “birini okusak hepsini okumuş oluyoruz… Haberler aynı..!”
Basın ve yayın organları, gazeteci ve yazarlar için tek alternatif kalıyor: Merkezi ya da yerel iktidara yaslanmak, partilileri ile iyi geçinip, reklam ve abone girdisini sürekli güvence altında tutabilmek!
Sivil toplum örgütlerine, sendikalara hatta muhtarlıklara bile yönelmenizin fazla bir getirisi yok! Ya bütçeleri müsait değildir ya da izlediğiniz yayın politikasıyla ayağına basmışsınızdır. Her ikisi de geçerli değilse ya haberlerine koyduğunuz başlık veya ilgili kurumun başkanının resmini kötü basmışsınızdır.
ÖZGÜR BASIN LAFLA OLMAZ!
Bugün, medya dünyamızda yaşanan sorun ve sıkıntıları ve bunun neden olduğu olumsuz sonuçları, zamanında dile getiren, dikkat çeken meslek büyüklerimiz, aklıselim insanlar olmadı mı?
Oldu ama genellikle dinleyen olmadı!
Çünkü bugün yaşananlar ya da yaşadıklarımız kapitalizmin hikmetidir! Okumuyorsanız, inceleyip, bilmiyorsanız kapitalizm adamı ya da kurumunu ‘hüp’ eder, yutar ve kemiklerinizi de tükürür! Bir anlamda ticari açıdan yeterli sermaye birikiminiz yoksa ne artan maliyetlere ne piyasa içi rekabete ne de yayın politikanızı bağımsız olarak sürdürme şansına sahip değilsinizdir.
Çözümü yok mu?
Çözüm, yaptığınız iş özellikle bir iş olduğu ve kamu hizmeti sayıldığı için ya kamusal destek ve teşvik alacaksınız ya da küçük sermaye sahipleri birleşerek, alt yapı olanaklarını ve çalışanlarını bir merkezde toplayıp, piyasa koşullarına uygun hareket edecekler ya sürünmeye devam edecek ya da kapılarına kilit vuracaklar!
Bunun başka bir çözüm yolu ve yöntemi yok!
Kapitalizm ve piyasa ekonomisi dedikleri illet, canavar budur! Beğenip beğenmemekte, kabul edip etmemekte özgürsünüz! Bu da kapitalizmin özgürlük anlayışıdır!

Kuruoğlu, izlenimlerini hafif bile yorumlamış. Bunlar kente kilit vurmaya çalışıyorlar Bandırma, haberiniz ola!
Esen kalın…

 

operasyonla-ilgili-gelismeleri-gazeteden-takip-eden-adam_780x531-ffnz32u7ul

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.