Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

1970’den günümüze değişen sizce ne oldu Sayın Cömert!

kategorisinde, 03 Şub 2013 - 20:50 tarihinde yayınlandı

SAYGI duyduğum, bu kentin yetiştirdiği ‘Şehir Plancılarındandır.

Mimar-Mühendisliğinin yanı sıra belli dönemlerde de Bandırma Belediye Meclisi üyeliği ve Başkan Vekilliği görevlerinde bulunmuş önemli genç siyasilerimizdendir…

Uzmanı olduğu konuları iye bilen bir hemşerimizdir.

Bugünkü Bandırma’nın karmaşık yapılanmasını uzunca anlattığı 21 Şubat 1994 tarihinde kaleme aldığı ve ‘İşte Meydan Gazetesi’nde yayınlanan; ‘GERÇEK BİR KENT OLABİLMEK’ başlıklı yazısından yola çıkarak, ‘Zaman Tünelinde’ birlikte yürüyelim istedim…

 

* * *

BANDIRMA, 1970’li yıllardan önce yakın kırsal yerleşimlerin ticaret merkezi olan bir sahil kasabası görünümündeydi.” diyor.

Nüfusunun 20-30 binlerde olduğu günlerden söz ediyor Sayın Cömert, ‘Sahil Kasabasıgörünümündeydi” sözlerinden çıkarttığım bu benim.

1970’li yıllarda sanayi ile tanışması olumlu bir gelişme olarak görülürken, gelecekte karşılaşacağı sorunlardan habersizdi.” diyerek de adeta bu günümüzü anlatmaya çalışmış.

 

* * *

ZAMAN içerisinde sanayinin yarattığı istihdam ve diğer nedenler göçü, göç nüfus artışını, nüfus artışı da kent merkezinde ticaret, hizmetler sektörü, idari hizmetler, küçük sanayi ve orta ölçekli sanayi sektöründe de büyük uzmanlaşma ve büyüme gerçekleşti.

Artan nüfus beraberinde konut sorununu da gündeme getirdi.

Bu soruna da derhal reçete yazıldı!

İLAÇ:

Merkez ve eski mahallelerde 2-3 katlı yapıların yıkılarak yerine 5-6-7 katlı yapıların dikilmesi oldu.

Bu reçete zamanın meclis üyeleri tarafından da desteklenerek, kat karşılığı inşaat yapım yöntemleri ile arsa sahipleri tarafından can-ı gönülden yaşama geçirildi.

Günümüzdeki gerçeklere o zamandan başlayan çarpık kentleşme yön verdi…

Böyle olmadı mı Sayın Cömert?

Bu ilacın yan etkilerini bunca zaman geçmesine rağmen görüp, yaşamıyor muyuz?

 

* * *

NEYSE ki,1985’lerde kooperatifçilik keşfedilerek Paşabayır ‘da konut alanları yaratılmaya başlandı. Belediyemizin 1989’dan bu yana çabaları sayesinde alt yapısı tamamlanan siteler mevkii, Bandırma için Ataköy benzetmesini yaptığımız çağdaş kent anlayışıyla tanışmamızı, merkezden uzak yeni konut alanlarının da olabileceğine inandırdı.”

AYNEN böyle yazmıştıSayın Cömert …

Yıl 2013 ve hala o yöne doğru yayılıyoruz.

Yüzüncüyıl ve Levent’teki son yıllarda yapılanları saymazsak…

Livatya mevkii yerinde sayıyor, genişleme ve yayılma yönünden…

Paşabayır gibi Ataköy örneğinde olamadığı için…

Ayyıldız mahallesindeki ‘Genelev’ sorunu bile çözememişiz…

Bu başlı başına bir konu ve üzerinde durulması gerekli diye de düşünüyorum.

 

* * *

BUGÜN Bandırma Sanayi kenti mi, turizm kenti mi safsatalarını bırakarak gelişen sanayinin sorunlarına sahip çıkalım. Esas korkulması gereken, bırakın yapsınlar karışmayalım diye seyirci kalmak, kontrolü elden bırakmaktır. Çünkü coğrafi nedenlerden dolayı Bandırma’nın konut gelişme alanları sınırlıdır. Yerel yönetim planlı ve altyapılı arsalar üreterek değerlendirmek zorundadır.” dademiş Sayın Yalçın Cömert!

Yerel yönetim, sizin düşündüğünüz gibi, planlı ve altyapılı arsalar üretemiyor mu?

Üretemiyorsa, bunun vebali kimin?

 

* * *

1970’de başlayan bu gelişmelerle gelinen tarih 2013…

X Bitişik nizam, bahçesiz ve yeşil görülmeyen bir kent.

X Dar sokaklarda, sokak genişliğinden daha yüksek yapılar ve bu nedenle güneş görmeyen zemin ve ikinci katlar.

X Otopark sorunu.

X Oyun alanı olarak kullanılan boş arsaların da betonlaşmaya gidirek azalan çocuk oyun alanları.

X Kuvvetli Poyraza karşın yaşanan hava kirliliği,

X Ve trafik sorunuyla tanışma.

Kent merkezinde ve tüm Bandırma’da yaşanan bunlar değil mi?

 

* * *

TEK ÇÖZÜM, projeye inanan yerel yönetimler ve onu yaşama geçirecek deneyimli, güçlü Belediye Başkanı ve uzman kadro” demişsiniz…

O zaman tarif ettiğiniz şekliyle, bugünkü yerel yönetimin içerisinde siz yok musunuz?

Mevcut kadro size göre, deneyimsiz ve güçlü değil mi?

 

* * *

HER ŞEY bir yana, yukarıdaki satırda yazdığım bu sözlerinize yürekten katılıyor ve önemsiyorum da…

Size; “O zamandan bu zamana hiçbir şeyin değişmediğine de inanıyor musunuz” diye sorsam, bana katılır mısınız, Sayın Meclis Üyem, Belediye Başkan Vekilim Yalçın Cömert kardeşim!

 

GÜNÜN FIKRASI:

 

YELPAZE

Nasrettin Hoca geçim sıkıntısından yelpaze yapıp satmaya başlamış. Müşteriler yelpazeyi deneyince tüyler hemen uçuşmuş.

Müşteriler de:

Bu nasıl yelpaze, Hocam? Sallar sallamaz tüyler uçtu gitti.”

diye Hocaya çıkışmışlar.

Hoca:

Kullanmasını bilmek lazım, yelpazeyi sıkı tutarak başınızı iki tarafa sallarsanız olur.”

diye cevap vermiş.

 

GÜNÜN SÖZÜ:

 

Her zaman doğruyu söyle, ne dediğini hatırlamak zorunda kalmazsın.”

(Mark Twain)

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz